Clear Reklam Müziği, reklamındaki şarkı

Araştırmalarımız sonucu reklamdaki müziğin Winning Women adlı şarkının ortalarından bir yerlerden alındığını ve üzerinde oynandığını tespit edebildik. Buyrun reklam videosu ve müziğin alındığı iddia edilen şarkı. Dinleyin ve siz karar verin:

Clear reklamı


Clear Reklamındaki Şarkı - Nicole Scherzinger & Rihanna- Winning women



Videoyu Youtube'den seyredemeyen ziyaretçilerimiz için Google video'dan izleyebilirler.

Türkiye'nin komşuları, yurdumuza komşu ülkeler

Batı Komşuları

Yunanistan, Bulgaristan


Doğu ve Güney Komşuları


Gürcistan, Ermenistan, Nahçivan, İran, Irak, Suriye

Haritayı fare yardımıyla sağa sola sürükleyebilir, büyültüp küçültebilirsiniz.

Başlıyoruz, neye ihtiyacımız var?

İnternette geziyor, gazete okuyor, film seyrediyor, müzik indiriyorsunuz. Peki biraz da olsa para kazanmak hoş olmaz mı? Limitli ADSL'den limitsize geçecek kadar bir parayı kazanabilirsiniz.

Hangi nitelikleri taşımalıyım?

  • Okumayı, internette gezmeyi sevmelisiniz. Bilgisayar başında oturamıyorsanız hiç bulaşmayın.
  • Az da olsa gündemi takip eden biri olmalı, olanlar karşısında benim de diyeceklerim var diyebilmelisiniz. Sadece okuyan ve dinleyen biri iseniz bu iş sizi sarmaz.
  • Zaman ve sabır... Hemen netice alamayacaksınız. Bir önceki yazıda sözünü ettiğimiz blogu bir yılda hazırladık. Kısa yoldan kazanamazsınız.
  • Bilgisayar ve internet okur yazarı olmalısınız. E-posta gönderip almayı, feysbukta üyelik açmayı, yasaklı yutubeye girmeyi, dosya indirmeyi, upload etmeyi, blog oluşturmayı hâlâ öğrenemedi iseniz ya bu dersle size faydalı olamaz. Ben illa öğreneceğim diyorsanız Blogger Yardım sayfalarını kurcalamakla işe başlayabilirsiniz.
  • Hali hazırda bir blogunuz yoksa bir tane oluşturun ve sonraki derse kadar şu kaynaklara bir göz gezdirin: Ahmet Kirtok'un yazıları, Blogger okurundan ne ister?

Günde 1 saat çalışarak ayda 150 dolar kazanmak

Başlığın yanıltıcı olmaması için evvela hikayemizi anlatalım.
Haziran 2007'de bir blog açtım. Blogla yaklaşık bir yıl ilgilendim. İlgilendim kelimesinin altını çiziyorum. Bu yazıda ve bu yazıyı takip edecek yazı dizisinde sitenizle nasıl ilgilenmeniz gerektiği üzerinde duracağım.
Temmuz 2008'de sitenin kapısına kilidi vurdum yani ilgilenmez oldum. Nedenini belki sonra anlatırım. 2008 Temmuzundan bu tarafa site yayında, ziyaretçi kabul ediyor. Hatta para bile kazandırıyor. Aradan yaklaşık 8 ay geçmiş. Bu 8 ay içinde sitenin bize nakit olarak kazandırdığını aşağıdaki resimde görüyorsunuz.
Bu Google AdSense geliri. Zaten başkaca gelir kaynağı yok. Gördüğünüz gibi hiç güncellenmeyen, ilgilenilmeyen bir site günlük ortalama 5 dolar kazandırmış.
2008 Temmuzundan bu güne kadar siteye 400 binden fazla ziyaretçi gelmiş. İşte sayaçtan alınma ekran görüntüsü:

Geliri ziyaretçi sayısına böldüğümüzde şu rakamı elde ediyoruz: 0,0033$. Yani sitemize gelen her bir ziyaretçi yarım kuruş (eski para ile 5 bin lira) demek oluyor.

İşte bu tecrübemi aktaracağım sözünü ettiğim yazı dizisiyle. Yazılar belli bir plan dahilinde olmayacak, yani aşama aşama şunlar yapılmalı diye yazmacağım. Aklıma geldikçe yazacak, sonra bir sıraya koyacağım. Dersler etiketini vereceğim. Dersleri RSS ile de takip edebilirsiniz.
Bir sonraki derste görüşmek üzere...

Bedük aş kendini gel aşka sözleri mp3 dinle

Bedük, soyadıymış. Adı Serhat imiş. Elektronik müzik yaparmış. Ben tanımasam da ünlü imiş. Maysıpeyis sayfası bilem var. Beduk
Bizden bu kadar. Alın size şarkı sözleri

aş kendini gel aşka sözleri


aş kendini gel aşka
adımların geri gider yürüyemez
kafan hep karışık aşka gelmez
ama aş kendini öyle güzel
hayatında bir gün hadi aşka gel

hadi aşka gel!

harekete geç kalman olmaz
içinden gelen beynine ulaşmaz
ama aş kendini öyle güzel
hayatında bir gün hadi aşka gel

hadi aşka gel!

geriliyorsan burda durman olmaz
harekete geç artık düşünme biraz
ayakların yere gider dinmek bilmez
aklına gelen içine yol vermez
ama aş kendini öyle güzel
hayatında bir gün hadi aşka gel

hadi aşka gel!

aş kendini gel aşka
aş kendini gel aşka
aş kendini gel aşka

harekete geç!
aş kendini gel aşka

harekete geç!
aş kendini gel aşka

Bedük Bedük aş kendini gel aşka mp3 dinle indir


Şu konuda anlaşalım. Şarkıyı indirmece yok. Dinleyecekseniz işte şarkı.

Sitenizin hitleri dalgalanıyorsa...

Bir hevesle site açtınız, vakit ayırıp ilgileniyor, yazıyor çiziyorsunuz; Google'le de sitenize ziyaretçi gönderiyor. Bu işi sevmeye başladınız, ziyaretçileriniz, webcilerin tabiri ile söyleyelim hitleriniz artıyor. Fakat bir gün baktınız ki hitleriniz aniden düşmüş, Google ziyaretçi göndermez olmuş. Google daha dün sitenizi bazı anahtar kelimeler aranınca ilk sayfada gösteriyordu, şimdi ise ortalarda gözükmüyorsunuz. Niye olabilir?
Sandbox'ta olabilirsiniz. Sandboks ne mi? İşte cevabı.
Siteniz Google'nin filtresine takılmış olabilir. Yazılarınız bazı anahtar kelimeleri çokça içeriyorsa Google, hakemi aldatmaya yönelik bir hareket yaptığınızı düşünebilir. Baktınız, ziyaretçileriniz "dizi"ler için geliyor. Siz de hemen her yazının başlığına XXXX dizi izle, xxx bölüm özeti yazıyorsunuz. İlk başlarda bu uyanıklığınızın karşılığını alırsınız fakat saltanatınız çok sürmez. Google internetin çöplüğe dönmesini istemiyor, özgün içerikli yazılar istiyor.

Peki ne yapılabilir?
Yukarıda söyledik ilkini, belli anahtar kelimeleri bolca kullanmaktan vazgeçin. Sağdan soldan kopyalayarak sitenizin içini doldurmayın. Backlink aldıysanız ölçüyü kaçırmayın.

Tecrübelerimize dayanarak şunu söyleyebiliriz. Google bir siteyi aramalarda geri attı ise bunu alışkanlık haline getiriyor. Birkaç zaman sonra muhtemelen yine gerilere atabilir sitenizi. Tavsiyemiz öyle bir siteniz var ise o siteyi olduğu gibi bırakıp yenisiyle uğraşmanızdır. İşte Google'nin gazabına uğramış iki sitemizin son bir aylık sayaçları:

Çoklu zeka kuramı, zeka türleri

Çoklu zekayı ortaya atan bilim adamı Prof. Haward Gardner'dir. Gardner'in zekanın tek tür olmadığını IQ testleri ile sınıflandırılamayacağını iddia etmiştir. Çoklu zeka kuramına göre bir konuyu öğrenmenin çeşitli yolları vardır ve kişinin sahip olduğu zekaya göre öğrenme ve öğretme yöntemi seçilmelidir. Garder'in sınıflandırmasındaki zeka türleri şunlardır:
  1. Sözel-Dilsel Zeka
  2. Mantıksal-Matematiksel Zeka
  3. Görsel-Mekansal Zeka
  4. Müziksel-Ritmik Zeka
  5. Bedensel-Kinestetik Zeka
  6. Kişilerarası-Sosyal Zeka
  7. Kişisel-İçsel Zeka
  8. Doğa Zekası

Umutsuz Ev Kadınları cnbce dizi izle, bölüm,

Dizi izleyemeyengillerdenim efendim. Yaprak Dökümü'nü, bakalım romanda ne gibi değişiklikler yapmışlar diyerekten izleyesi oldum lakin oyuncuların güzelliği bile bir bölümü baştan sona seyretmeme yetmedi.
Bu dizileri takip etmede kadınların üzerine yok, maşallahları var. Akşam evde kocalarından kumandayı kapıp seyrediyorlar, sabah da işyerinde kritiğini yapıyor, kaçırdıkları bölümleri birbirlerine anlatıyorlar.
Umutsuz Ev Kadınları adlı diziden bu işyeri muhabbeti sayesinde haberdar oldum. CNBCe de imiş, altyazılı imiş fakat sonradan Türkçe dublajlı hali yayımlanıyor imiş. Öve öve bitiremedikleri Lost, Prisin Bırek'i izleyemedi isek bunu da seyredemeyeceğiz muhtemelen.
Buraya kadar gelmişsiniz madem size bir video izlettirmeden olmaz.
İşte bir tane umutsuz ev kadını:
Videoyu izleyemiyorsanız bu sizin beceriksizliğinizdendir. Bu vakte kadar Youtube'ye girmeyen mi kaldı! Gidin şu sayfalardan öğrenin: Youtube girmek

İçinde özel isim geçen atasözleri ve deyimler


Deyimlerimizde ve atasözlerimizde Türkçenin gücünü, Türk milletinin birikimini, tarihini, kıvrak zekasını görebiliyoruz. Atasözlerimiz ve deyimlerimiz üzerine çeşitli çalışmalar yapılabilir. Viki'de bununda alakalı güzel bir yazı var. Kelimelerin Soy Ağacı adlı blogda kimi zaman deyimlerin çıkış hikâyeleri üzerinde duruluyor. Biz de bu yazı ile içinde özel isim geçen atasözleri ve deyimleri toplayalım istedik. Yenilerini öğrendikçe, aklımıza geldikçe sayfaya ekleyeceğiz. Sizler de yorum yazarak katkıda bulunabilirsiniz. Daha sonra bu söz varlıklarımızı alfabetik olarak sıralayacağız.
İşte ilk aklımıza gelenler:
Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak
Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz.
Amasya'nın bardağı biri olmazsa biri daha
Senin yaptığını Çorumlu yapmaz
Hanya'yı Konya'yı görmek
Gez dünyayı Gör Konya'yı
Ali yazar Veli bozar
Ayvaz kasap hep bir hesap
Sarı çizmeli Mehmet Ağa
Ali'nin külahını Veli'ye Veli'nin külahını Ali'ye
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler
Atı alan Üsküdar’ı geçti
Ahfeş'in keçisi gibi baş sallamak
Ali Cengiz oyunu:
Altından Çapanoğlu çıkmak
Ha Hasan kel ha kel Hasan
Atladı geçti Genç Osman!
Keyif benim, köy Mehmet Ağa'nın
Sultan Ahmet'te dilenip Ayasofya'da sadaka vermek
Çengelköy hıyarı (argo)
Kısa kes Aydın havası olsun
Yorum formunu doldurarak bildiklerinizi yazabilirsiniz. Teşekkürler

İnternet Ünlüleri, internetin tarihi

Memleketimize internet 1993'te gelmiş. 1995'te ODTÜ ve TUBİTAK, 1997'den itibaren ise tüm Türkiye internete kavuşmuş. Daha fazla ayrıntılı bilgi isteyenler şu yazılara bakabilir:
Türkiye'de internet
İnternetin tarihi
Türkiye'de internet ne zaman doğdu?
O günlerden bu yana memleketimiz internet ünlüleri yetişmeye başladı. İşte aklımıza ilk gelen internet meşhurları

İnternet Mahir

Asıl adı Mahir Çağrı. İnternette bedava hizmet sunan sitelerden birinde tek sayfalık sitesini açıyor ve şöhreti yakalıyor. Ünü ülke sınırlarını aşmış, ecnebi kızlarıyla sarmaş dolaş bozlar vermiştir. Delikanlılarımıza "Bu herifte ne buluyorlar, bize niye düşmez..." dedirtmiştir kendisi. Zamanında televizyonlara çıkmış bir röportajında "Ben ülkemi tanıtıyorum, dünya barışı için uğraşıyorum, Turizm Bakanlığı bana sahip çıksın" diyerek bu topraklara bağlılığını göstermişti. Faaliyetlerini resmi sitesi I Kiss You'da görebilirsiniz.

Hayalet Sevgilim - İrem

Şöhreti çabuk yakalayan ve çabuk kaybedenlerden. MP3 ünlüsü. Hayalet Sevgilim adında bir şarkısı yayılıyor internette ve peşinden kaset çıkarıyor. Bugünlerde ne yapar, ne yer ne içer bilemiyoruz. Hikayesi burada yazıyor. İşte klibi:

Öykü - Berk

Youtube'nin ünlülerinden. İkiz kardeşler Evlerinin Önü Boyalı Direk adlı türküyü gitar eşliğinde söyleyip videolarını Youtube'da yayımlıyor ve şöhret geliyor. Bir ara devlet televizyonunda program yapıyorlardı. Hâlâ devam ediyorlar mı bilemiyorum. İşte şöhreti yakaladıkları klip:

Volkan Yılmaz - Wolkanca

Ucundan bucağından internet yayıncılığına bulaşıp da onun adını duymayan yoktur. SEO, blog gibi kavramlarının üzerine abanmış, halen yayında olan blogunda gündemi kovalamıştır. Bir ara işi o kadar abartmış ki lanblog (şu an şifreli) diyerek özel hayatının en mahrem konularını internete taşımıştır. 18 Martı tatil ilan ederek liseli zıpırları sevindirmiştir. Etek altı görüntüleri vs. diyerek bel altına vurmakla suçlanmış, bildirgec'i heklemiş, sarhoşken yazdıkları yüzünden mahkemeye verilmiş. Wolkanca, Türk gencinin internette IRC'den kurtulup üretmeye başladığı dönemlerin tipik bir örneğidir.

İdare edemem anne! Yaman


Yaman, internette şöhreti yakalayanların en küçüğü. Yakaladığı söhretin belki kendisi de farkında değil. Annesi tarafından çekilen videosu neredeyse tüm video sitelerine yüklenmiş, küçük çocuk koca koca adamlar tarafından taklit edilmiştir.
Hatta onun sözlerinden domain alınmış, videoları taklit edilmeye devam etmektedir.

Gökçe Kırgız - Kalbime Gömerim O Zaman

Kim olduğu halen bilinmiyor, ortaya çıkmamayı tercih etmiştir. Söylediği şarkıya başkaları sahip çıksa da gençler onun sesini beğenmiş, gönüllü olarak video klipler çekmişlerdir. Şarkısı geçtiğimiz yıllarda cep telefonlarında melodi olarak kullanılmış idi. İşte o şarkı:

Abaza Hasan

Kötü bir şöhreti var, ol sebepten yakaladığı şöhretin tadını çıkaramamış. Tokyo Times gazetesinde yazdığı yorumda cep telefonu numarasını verdiği için kendisine halen küfür edilmekte, dilimizin küfür hazinesi dünyaya gösterilmektedir. Özet hikayesi burada.

Kolbastı

Bu sefer meşhur olan bir şahıs değil bir sallanma biçimi. Menşei tartışılsa da gençler seviyor kolbastı denen oyunu. Haşmet Babaoğlu tarafından yüzyılın dansı ilan edildi. Kolbastının ünü ülke sınırlarını aşmış. İnternette en çok seyredilen videoların başında geliyor kolbastı

ÜDS SINAVLARI

ÜDS 2009 bahar yarıyılı sınavı bu pazar 22 mart 2009 yılında yapılacak.Sınavda adaylar 100 soru ile karşılacaklar.ÜDS sınavı 3 farklı bölümden oluşmaktadır.

üds sosyal bilimler, üds sayısal(fen) bilimleri, üds sağlık bilimleri 

doktora doçentlik ve akademik çalışmalr için gerekli olan üds sınav başarısı şu günlerde bazı üniversitelerde yüksek lisans- master programlarına katılmak için de ön şart haline gelmiş durumda.

üniversitelerin almış oldukarı kararlara göre değişmekle beraber yine bazı üniversitelerde,yüksek lisans -master programları için üds 35

doktora programları için 50-55

doçentlik için (kpds-üds)70 başarı puanı istenmektedir.

sınavın soru ağırlıklı konuları;

kelimede anlam

cümlede anlam

anlamı bozan sözcükler ,paragraf,türkçe -ingilizce karşılıklar,boş bırakılan yerler uygun sözcükler gibi bölümlerden oluşmaktadır.

reno da ötv indirimi

Renoda Özel Taşıt Vergisi indirimine ek olarak ve %0 faiz ile otomobil sahibi olmak artık çok kolay 

17 – 31 Mart 2009 arasında geçerli kampanyalarda Renault sahibi olmayı düşünenler, 10 – 15 ay vade ve 0 faiz oranıyla ÖTV indirimleri ile reno otomobil sahibi olabilecek. 

Renault otomobil sahibi olmak isteyenler bu kampanya ile Yeni Sembol 20.040 TL, Megan Sedan 25.720 TL, Clio HB 23.450 TL, Clio Grand Tour modeli ise 23.340 TL’ ile başlayan fiyatlarla alıcısı ile buluşuyor. 

Tüm bu indirimlere ek olarak kampanyada, Mégan Sedan’ tüm versiyonları 15.000 TL için 15 ay vadeli, 
Clio HB, Clio Grand Tour ve Yeni Symbol modellerinde 10.000TL için 10 ay vadeli 0 faiz oranları bulunmaktadır.

ALES BAŞVURULARI NE ZAMAN

ALES başvuruları 16 Mart 2009 da başladı

Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'nın (ALES) ilkbahar dönemine başvurular ;
YÖK te öğretim görevlisi, araştırma görevlisi, uzman, eğitim-öğretim planlamacısı kadrolarına atanabilmek için ALES' sınavına girmek gerekiyor.

Bu sınavda alanındaki puan türünde 100 üzerinden 70 alan adaylar başarılı sayılacak.

Bir lisansüstü eğitim programında öğrenim görmek isteyenler ALES'e girmeleri gerekiyor. Yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı ihtiyacının karşılanması amacıyla lisansüstü öğrenim görmek üzere yurt dışına gönderilecek adayların seçiminde de bu sınavın sonuçları kullanılacak. Bu nedenle yurt dışında lisansüstü öğrenim görmek isteyen adayların bu sınavı girmeleri zorunlu tutuluyor.

Sınava,
-bir lisans programından mezun olabilecek durumdakiler,
-lisans programını bitirenler
denklik belgesi alan yurt dışında lisans eğitimi görmüş olanlar
ileyabancı uyruklular da girebilecek.

-BAŞVURULAR-

Başvurular elektronik ortamda gerçekleştirilecek.
Son 2 yıl içinde ALES'e başvurmuş adaylar başvurularını internet üzerinden kendileri yapabilecek. Başvurmamış adaylar ise başvuru merkezleri aracılığıyla başvuruda bulunacak.

Sınava başvurmak isteyen adaylar, ÖSYM'nin ''www.osym.gov.tr'' internet adresinden ulaşabilecek. kılavuz dağıtımı yapılmayacak.Başvuru yapmadan önce 40 TL sınav ücretini bankaya yatırmaları isteniyor.

Başvuru süresi, 3 Nisan 2009 Cuma günü sona erecek.


Sınavda adaylara sayısal ve sözel bölümden oluşan yetenek testi uygulanacak. Sınav Türkçe yapılacak.
Her aday için sayısal, sözel ve eşit ağırlıklı olmak üzere üç ayrı puan türü hesaplanacak ve sonuçlar adayların adreslerine gönderilecek.

Efelerin yemini, Ege Türküsü, mp3 video klip

Yağmur yağar şıpır şıpır - Tolga Çandar


Biz efeleri tam "efe" bilirdik, yeminlerine sadık bilirdik. Aşağıdaki türküyü dinleyince insan bu perhiz bu ne lahana turşusu diyor.
"Gocanınan ile geçincemen yok ise
Boşan da gel gabülümsün gız gibi"

ÖTV indirimli araç, oto, araba fiyatları


Renault Symbol 1.2 23.349 TL 20.204 TL
Renault Megane 1.4 29.700 TL 25.691 TL
Renault Kangoo 28.183 TL 25.953 TL
Fiat Fiorino 24.900 TL 21.970 TL
Audi A3 24.842 18.423 Euro
Audi A4 37283 31.768 Avro
Corolla 1.6 Comfort 39,100 33,700 -5,400
Corolla 1.6 Comfort M/M 41,100 35,400 -5,700
Corolla 1.6 Elegant 43,600 37,600 -6,000
Corolla 1.6 Elegant M/M 45,600 39,300 -6,300
Corolla 1.6 Elegant M/M VSC+Xenon 48,600 41,900 -6,700
Corolla Dizel 1.4 D-4D Class 39,600 34,200 -5,400
Corolla Dizel 1.4 D-4D Comfort 40,600 35,000 -5,600
Corolla Dizel 1.4 D-4D Comfort M/M 42,600 36,700 -5,900
Corolla Dizel 1.4 D-4D Elegant 43,900 37,900 -6,000
Corolla Dizel 1.4 D-4D Elegant M/M 45,900 39,600 -6,300
Corolla Dizel 1.4 D-4D Elegant VSC 45,200 39,000 -6,200
Corolla Dizel 1.4 D-4D Elegant M/M VSC 47,200 40,700 -6,500
ÖTV indirimli araba fiyatları

Ajda Pekkan Aynur ile Kürtçe Şarkı söylemiş, video, mp3


Kürt Kızı şarkısı


Ne alkışlanacak ne de yadırganacak bir durum. Sıradan bir şey işte. Ana haber bültenlerinde şimdilik yer alıyor.

TOPRAK COĞRAFYASI 10.SINIF COĞRAFYA DERSİ KONU ANLATIMI

TOPRAK COĞRAFYASI(TOPRAĞIN HİKAYESİ)

Yer kabuğunu oluşturan kayaçların ufalanması (fiziksel ve kimyasal parçalanması) ile oluşmuş içinde;
-çeşitli mineraller ,
-canlı organizmalar ,
-organik maddeler,
-hava ve su bulunan bir örtüdür.

Kayaçlar dış kuvvetlerin etkisi(akarsu,buzul,rüzgar,dalga vs.) ile zamanla parçalanır,dağılır ve ufalanır.
 Kayaçlar 2 yolla ufalanırlar.
1-Fiziksel(mekanik) parçalanma: sıcaklık farklarının fazla-nem ve su buharının az olduğu sahalarda kimyasal yapıları değişmeden daha küçük parçacıklara ufalanması şeklinde olur.
Karaların iç kesimleri,çöller
2- Kimyasal Çözülme(ayrışma): Nemli ,sıcak sahalarda suyun etkisiyle kayaçların erimesi ve kimyasal yapılarının değişmesi şeklinde görülen ayrışmadır.
Ekvatoral saha,nemli ılıman bölgeler.
3- Biyolojik Çözülme: Bitki ve canlıların etkisi ile görülen çözülmedir.

TOPRAĞIN OLUŞUMUNA ETKİ EDEN FAKTÖRLER.

İklimin Etkisi:
İklimin etkisini sıcaklık ve yağış olarak ele almak gerekir.
Bitki örtüsünün gelişmesi,toprağın yıkanması, topraktaki organizma faaliyetleri iklime bağlıdır.
Nemli sıcak alanlar ;kimyasal ayrışma görülür ,toprak oluşumu hızlıdır.
Toprağın yıkanması daha fazladır.
Aşırı yıkanma topraktaki besin maddelerini taşır ve toprak verimsizleşir.
Soğuk ve kurak alanlar;fiziksel ayrışma daha fazla ve toprak oluşumu daha yavaştır.
Toprağın yıkanması daha azdır.Yıkanma az olduğu için toprakta tuz ve kireç oranı fazladır.

Humus (canlı kalıntıları) iklime bağlıdır.kurak sahalarda az bitki örtüsünün gür olduğu alanlarda fazladır.Ancak fazla yıkanmanın olduğu alanlar(laterit topraklar) humus bakımından fakirdir.

Ana Kayanın Etkisi:
Sert yapılı(strüktürlü)kayaçlarda ufalanma zor olurken yumuşak dokulu kayaçlar daha kolay aşınır ve parçalanır.Kayacın içinde bulundurduğu mineraller toprağın cinsi üzerinde etkilidir.

Zamanın Etkisi:
Toprak oluşumu için gerekli süre çok uzundur. 1 cm toprak için 100-150 yılın geçmesi gerekir.

Yer Şekillerinin Etkisi:

Eğim ,yükselti ve bakı faktörleri etkilidir.Bir dağ yamacı boyunca sıcaklık şartlarının değişmesi ,yağışın farklılaşması , bitki türlerinin değişmesi bakıya bağlı olarak güneşlenme ve sıcaklık şartları farklılaşması, toprağın ana kayaya tutunmasının zorlaşması gibi etkilerin değişmesine neden olur.

Canlılar ve Bitki Örtüsü:

Toprağın içinde bulunan humus bitki ve canlı kalıntılarından oluşur. 

Bir toprak örtüsü oluşum özelliklerine göre şu horizonları barındırır.
Horizon:Yüzeyden derine doğru farklı özellikler gösteren toprak katmanları.

Yüzeyden derine doğru
A Horizonu: Toprağın en üst katı.Bitkiler burada tutunur ve yaşar.
B Horizonu: Yıkanma ile sızan minerallerin biriktiği katman
C Horizon: Ana kayanın iri unsurlar şeklinde parçalandığı katman.
D Horizon: Ana kayanın bulunduğu katman.

BAŞLICA TOPRAK TİPLERİ

A-ZONAL TOPRAKLAR



İklim ve bitki örtüsünün etkisi ile oluşmuş tüm horizonlara sahip topraklardır.(yerli topraklardır)  

Lateritler, Dönenceler arasında,kiremit kırmızısı renginde ,yıkanmanın fazla olması nedeniyle humus bakımından fakirdir.
-Ülkemizde görülmez.

Kırmızı topraklar(Terra rossa), Akdeniz bölgesinin kalkerli araziler üzerinde oluşan ,demir oksit fazlalığından dolayı kırmızı rengi alan topraklardır.

Kahverengi Orman Toprakları, Nemli orta kuşağın yayvan yapraklı orman sahalarında oluşan, humus bakımından zengin topraklardır.

Podzol Topraklar, Soğuk nemli alanlarda iğne yapraklı orman sahasında oluşan topraklardır.yıkanma fazla olduğu için mineral bakımından fakirdir.(Ülkemizde doğu Karadeniz bölgesinde görür. )  
 
Turda Topraklar, Tundra iklim bölgesinin topraklarıdır.Kışın don kısa süren yaz mevsiminde toprak balçık halini alır, tarım için verimsizdir.

Çöl Toprakları,Çöllerde oluşan topraklardır.Şiddetli buharlaşma nedeniyle sert kireç tabakası oluşmuştur.Bitki örtüsü ve tarım için elverişli değildir.

Kahverengi Kestane Renkli Bozkır(step)Toprakları, Orta kuşağın yarı kurak alanlarında oluşan topraklardır. 

Çernezyom Toprakları(Kara topraklar), Karasal iklimin yarı nemli sahalarında ,çayır örtüsü altında oluşan topraklardır. En verimli topraklardır.


B-İNTRAZONAL TOPRAKLAR 



Oluşumlarında topoğrafya ve ana materyal etkilidir.( A ve C horizonları bulunur.)

Halomorfik Topraklar(tuzlu topraklar), Buharlaşanın fazla olması nedeniyle suyun içinde eriyik haldeki tuz ve karbonatların toprağın yüzeyinde birikmesi ile oluşan topraklardır.

Hidromorfik Topraklar,Bataklık alanların topraklarıdır.

Kalsimorfik Topraklar(Kireçli topraklar), 
1-Redzinalar yumuşak kireç taşları oluşan topraklardır.
2-Vertisoller Trakya da kara kepir,İç Anadolu’nun dönen topraklarıdır.kurak mevsimde çatlar.buralara dolan topraklar yağmur ile şişerek toprağın ters dönmesine yol açar.

3 AZONAL TOPRAKLAR (TAŞINMIŞ TOPRAKLAR)


Dış Kuvvetlerin etkisi ile taşınan topraklardır.Horizonları yoktur.
Alüvyal topraklar, Akarsu taşıması ile
Kolüvyal topraklar, Dağlık arazilerde eğimle kayarak taşınan topraklar , kalan örtüde taşlı topraklar(litosoller) oluşur.
Regosoller, Volkanik malzemenin taşınıp birikmesi ile oluşur.
Lösler , Rüzgarın taşıyıp biriktirmesi ile oluşur.
Morenler, Buzulların taşıyıp biriktirmesi ile oluşur.

nusrat mayın gemisi

Nusrat Mayın Gemisi'nin Kronolojisi 1911/2003 

1911...inşa edildi

1913... Osmanlı donanmasına katıldı.

1926-1927... yılları arası gölcükte yenilendi

1937...ismi yardım oldu,dalgıç gemisi yapıldı

1939... ismi tekrar nusrat oldu,kömür taşımacılığında kullanıldı

1955... Askeri hizmetten terhis edildi

1959... Gölcük'e müze yapılmak için gönderildi 

1962... özel şahsa satıldı

1962-1964... kuru yük gemisine dönüştürüldü

1983...özel firmaya satıldı.Mersin -Magosa arasında nakliye amaçlı kullannıldı.

 1990... Alobora  oldu! Mersin limanında battı.(dayanamadı yaşadıklarına başına gelene)

1999... Bazı gönüllüler tarafından çıkartıldı.(sağ olsunlar!)

2001... orjinalliğini kaybettiğine dair rapor verildi

2001... Tarsus Belediyesi talip oldu

2002... Kültür Bakanlığınca Tarsus Belediyesi'ne devredildi.

2002... Tarsus'a 3 parça halinde getirildi 

2003 .......Anıt Müze haline getirildi.

Ne kadar vefalıyız değil mi?Yaptığı göreve ve değiştirdiği savaşın kaderine bakın;

!!I.Dünya harbinde bu kadar insanın ölmesine harbin ağır masraflara mal olmasına denizlerde 5 000 ticaret ve savaş gemisinin batmasına sebep,Türkler tarafından bir gece önce atılan ve çelik bir halatın ucunda sallanan 26 adet mayındır.!!        

                    Winston Churchill

akarsuların uzunluğu,göllerin alanı

Dünya üzerinde yer alan Akarsuların en uzunlarından bazılarını ve Göllerin  en büyük olanlarından  bazılarını bilginize sunuyoruz.adı                                uzunluğu(km)                       bulunduğu kıta

Nil                                 6695km                                   Afrika

Amazon                         6515km                                   Güney Amerika

Yang-Çe(çang jiang)      6380km                                   Asya

Missisipi                        6109km                                   Kuzey Amerika

Obi                               5570km                                   Asya

Yenisey                         5550km                                   Asya

Sarı Irmak                     5464km                                   Asya

Kongo                          4667km                                   Afrika

Parana                         4500km                                    Güney Amerika

Mekong                       4425km                                    Asya 

adı                           alanı(km2)                         bulunduğu kıta

Hazar                       371 000                                  Asya

Superior                   83 270                                    Kuzey Amerika

Viktorya                   68 800                                   Afrika

Huron                       60 700                                   Kuzey Amerika

Michigan                   58 200                                   Kuzey Amerika

Tanganika                 32 900                                   Afrika

Büyük Ayı                31 790                                    Kuzey Amerika

Baykal                     30 500                                    Asya

Erie                          25 680                                    Kuzey Amerika

Winnipeng                24 150                                    Kuzey Amerika

Kırıkkale İl Haritası



Resimlerin büyük halini görmek için üzerine tıklayın.

DICTIONARY OF GEOGRAPHY-1

North Atlantic Treaty Organization: NATO
oceanic climate: a climate that is a equable owing to the moderating influence of surrounding waters,i.e.with a moderate range of temperature in summer and winter. CONTİNENTAL CLİMATE,INSULAR CLİMATE,MARITIME CLIMATE.

fiziksel çözülme, kimyasal ayrışma

TOPRAK COĞRAFYASI-Fiziksel ve kimyasal ayrışma

Yer kabuğunu oluşturan kayaçların(başkalaşım,volkanik,tortul) fiziksel PARÇALANMALARI / kimyasal ÇÖZÜLMELERİ sonucu oluşan ve içerisinde bitki-hayvanların canlı ve kalıntılarını barındıran, yer yüzünü birkaç mm ile birkaç m arasında örten örtüye TOPRAK denir.

Toprağın oluşması için öncelikle kayaçların fiziksel ve kimyasal ayrışmaları gerekmektedir.

1-FİZİKSEL AYRIŞMA(parçalanma)
-Nem ve su buharının az olduğu yerler,
-Yıllık yağış ortalamalarının az veya yağışların düzensiz olduğu yerler(Kurak bölgeler,Orta kuşak karalarının iç kesimleri),
-İklimin karasal,kurak veya yarı-kurak geçtiği yerler, fiziksel parçalanmanın fazlaca görüldüğü alanlardır..
***Fiziksel parçalanmanın görüldüğü alanlarda toprak oluşumu daha uzun zamanda gerçekleşmekte ve miktarı da kimyasal çözülmenin görüldüğü alanlara oranla az olmaktadır.
***Fiziksel parçalanmanın görüldüğü alanlarda kayaçların kimyasal özelliklerinde değişme olmaz iken boyutları küçülmekte yani ufalanmakta,daha küçük parçacıklara ayrılmaktadır.
*** Fiziksel parçalanmanın dünya üzerinde en fazla görüldüğü alanların çöller olduğu unutulmamalıdır.

2-KİMYASAL AYRIŞMA(çözülme)

-Nem ve su buharının fazla olduğu yerler,
-Yıllık yağış ortalamalarının yüksek veya yağışların düzenli olduğu yerler( Ekvatoral kuşak,tropikal kuşak ve ılıman iklimler)





-İklimin sıcak veya ılıman,havadaki su buharı miktarının yeterli olduğu sahalar(bağıl nemin yüksek olduğu anlalar ^)kimyasal çözülmenin fazlaca görüldüğü alanlardır.
***Kimyasal çözülmenin görüldüğü alanlarda toprak oluşumu daha kısa zamanda gerçekleşmekte ve miktarı ise daha fazla olmaktadır.
*** Kimyasal çözülmenin görüldüğü alanlarda kayaçların fiziksel özellikleri(boyutları) ile birlikte kimyasal yapısında da değişmeler olmaktadır.
*** Kimyasal çözülmenin dünya üzerinde en fazla görüldüğü alanlar ise Ekvatoral Kuşak olduğu unutulmamalıdır.

fekoyaya bitkisi

fekoyaya bitkisi için bakınız:

KOZMİK BİLMİNN IŞIĞINDA

ŞİFALI BİTKİLER
Prof.Dr.
Ahmet Maranki
Elmas Maranki
Mozaik yayınları(2008)ndan çıkan kitabı
sayfa 63,bölüm Bitkilerle Kozmik Beslenmenin Önemi.-Bitkilerle ilgili özel bilgiler.8. paragraf

dünyada çevre sorunları ,çevre politikası

Dünyada çevre sorunları, çevre politikası1973 yılında Nobel tıp ödülünü alan bir bilim adamı Konrad Lorenz ‘uygar insan ,kör bir yıkıcılık (Vandalizm)ile kendisini çevreleyen ve geçimini sağlayan canlı doğayı yok etmekte ,kendini ekolojik bir yıkım ile karşı karşıya bırakmaktadır.Bu yıkıcılığın ekonomik sonuçları duyumsanmaya başlayınca ,insanoğlu yaptığı yanlışın farkına varacak,fakat o zaman iş işten geçmiş olacaktır.’demektedir.

Çevrenin korunması için günü birlik değişen politikalar değil daha uzun soluklu ve daha uygulanabilir ulusal politikalara ihtiyaç vardır.

Çevre sorunları konusunda meraklı ve geleceğimizi tehdit ettiği yönünde aynı görüşte birleşen bazı sanayici,işadamı,aydın Cenevre’de Roma Kulubü altında toplanarak Massachusettes Teknoloji Enstitüsünden konu ile ilgili rapor istemişlerdir.
1972 yılında Büyümenin sırları(meadows)adıyla dünya kamuoyuna açıklanan rapor kısaca;
doğal kaynakaların 150 yıl içinde tükeneceğini ,çevreyi korumak için ise nüfus artış hızının durdurulması gerektiğini yani sıfır büyüme (zero growth)önerisi gibi ütopik bir ifadedir.
Nüfus planlamalarının temeli sayılabilir.
1976 da yayınlanan ikinci raporda ise aynı karamsarlık devam etmektedir.

Birleşmiş milletler Genel Kurulunun 1968 yılında aldığı bir karar gerenciğe aynı örgüt 1972 yılında Stockholm’de Dünya Çevre Sorunları konferansı toplanmıştır.
Konferansta;
-yerleşme alanlarının yönetimi
- doğal kaynaklar
-genel olarak kirlenme
gibi konularda yasal birtakım kararlar almışlardır.

Birleşmiş milletler örgütü bu konuda ikinci toplantısını 20 yıl sonra (bu kadar yakın)1992 de Rio de Janerio’da yapmıştır.

Ülkemizde ancak III.Beş yıllık kalkınma planında konuya ilk defa değinilmiştir.1978 yılında Çevre Müsteşarlığı ve 1991 yılında ise sorumluluk Çevre Bakanlığına verilmiştir.

Sonuç olarak 1992 de Stockholm Konferansı’nın 20 yılında Rio de Janerio Dünya Çevre ve Kalkınma Konferansı 179 ülkenin katılımı ile toplanmış ve beş önemli uluslar arası belge benimsenmiştir.

1-Çevre ve kalkınma Rio Bildirgesi
2-Gündem 21
3-Ormanların Yönetimine ,Korunmasına ve Sürdürülebilirliğine ilişkin ilkeler
4-İklim Değişikliği ve Çevre Sözleşmesi
5-Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi

köy istatistikleri,köy sayıları

2007 yılı verilerine göre 34 475 köy ve 47000 mezra ve bağlısı bulunmaktadır.
köy nüfusu 12 milyon 47 bin 755 kişidir.Ortalama köy nüfusu 353 kişi,toplam ülke nüfusunun %17,1 i köyde yaşamını sürdürmektedir.

illerimiz içinde Sivas en fazla köye sahip olan ilimizdir.Köy nüfusu 500 ün altında olanların oranı tüm köyler içinde %78 ve %90 ı 1000 in altında nüfusa sahiptir.En çok köyü olan bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.
Ülkemizde 1935 yılında nüfusun %78 i köyde yaşarken u oran 2007 de %17 ye düşmüştür. http:// içişleri.gov.tr adresinde daha fazla sonuç edinebilirsiniz.


Kaynak::Köy kanunu çalıştayı.Basın açıklaması.

karayolu uzunlukları,şehirler arası mesafeler

istanbul -adana 939 km( otobüs ile11 saat)
istanbul -adapazarı 148 km( '' 2 saat)
istanbul- adıyaman 1260 km ( '' 13 saat)
istanbul -afyon 460 km (6 saat)
ankara-adana 490 km (7 saat)
ankara-adapazarı 305km( 3 saat)
ankara -adıyaman 757 km (9 saat)
ankara-ağrı 1057 km( 12 saat)
ankara-antalya 544 km (8 saat)
ankara-elazığ 759 km (8 saat)
ankara-edirne 683 km(6 saat)
ankara-batman 1012 km(13 saat)
(veriler karayolların GnMd verileridir.Yazımızın diğer bölümlerinde ankara ile doğu anadolu ve güneydoğu anadolu bölgelerimizin illeri arası mesafeler hakkında olacaktır.)

Aşksızlara Öğüt

Aşksızlara verme öğüt ,öğütten alır değil,
Aşksız kişi hayvan olur hayvan öğüt bilir değil.
yunus emre

Öğrencilerinizle Çanakkale sunusu


Birinci dünya harbinin; gerek Türk, gerekse dünya tarihi açısından en önemli bölümünü hiç şüphe yok ki; Çanakkale Savaşları işgal eder.

Et ile demirin!!!!!,Varlık ile yokluğun mücadelesidir.!!!

Zira, Çanakkale’nin o dehşet anını görenler, kıyametin koptuğunu zannederler.

Dünya tarihi, metrekareye 6 bin merminin düştüğü böylesi bir savaşı ne görmüş, ne de tanımıştır.


Şu Boğaz Harbi Nedir? Varmı ki dünya da eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,........(Dur!!!)

Çanakkale Savaşları tarihin kaderini değiştiren ...,
Türk’ün şan ve şerefini şahikaya eriştiren..,
Vatana sevgi duygusunu hücrelerimize değin yaşatan...,
İman gücünü bayraklaştıran...,
Savaşıp çarpışan vatan evlatlarını madde ve mana aleminde ölümsüzleştiren bir mücadeledir.
Mütegallipleri kederinden çatlatan eşsiz bir zaferdir.







Yakarışa geçivermişti hepsi de birden
İçini döküyordu Hakk’a herkes derinden
Kuduruyordu mütegallipler kederinden
Ve emindi Mehmetçik,yarın ki zaferinden......

Çanakkale içinde aynalı çarşı(2)
Ana ben gidiiiiiiiyoooom /düşmana karşı
Ooooof gençliğim eyvah!










Mehmedimin saati yok!..,takvimi bilmez.,pusula yok!..,mevki yer-yön bilmez.

Zaman .........sabah namazı sonrası. bir alay vardı orada.....Askerleri birbirleriyle öyle yarışırlardı ki....

Ne yer halkı,ne semavat; terennümlerini dinlemeden geçemez.

Mehmedim açmıştı ellerini Rahman’a

Yönü O’ ydu! Vakti O!!! , zafer O’ydu. ölüm O!!!.



27.Alay 3.Tabur 4.Bölük komutanı Vekili Asteğmen Mucip,Tabura yazdığı muharebe raporunu şu cümlelerle bitiriyordu.


-Bölükten dünkü muharebeye iştirak eden 164 neferden bugün mevcut olanlar 35’tir.Şehit ve yaralıların miktarını ayırmanın mümkün olmadığı arz olunur efendim...




Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi
Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi
Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın
Galip et çünkü son ordusudur İslam’ın




Neden mi?
İstemiyorlardı hiçbiri vatanı kaderine terk edipte; Afyon’da, Çankırı’da,Zonguldak’ta bıraktıkları gonca güllerinin yanında soluk almayı,istemiyorlardı...

İsteyemezlerdi de zaten.
Onlara ,O yiğitlere Mehmetçik! Yani Küçük Muhammed esması boşa verilmemişti.

Talep oydu! ,arzu o!, vuslat o!!!!!
Anaları da saçlarına kına yakıp göndermişti zaten;



Alim!!!! Git artık !!! Peygamberin sancağı seni bekler.

Yavukluları da olmazdı zaten,


Çankırı – Korgun - Maruf köyünden; Abdullah oğlu Mehmet!
Zaman 24 mayıs 1915, yaş henüz 14,/// Şehit!!!

Aydın – Kuyucak –Horsulu köyünden Koca Yusuf oğlu Hasan!
Zaman 8 haziran 1915 yaş henüz 13,////Şehit!!

Esameleri böyle yazılmıştı,
Mezarları olmayacaktı,
Mezar taşları hiç,
-Peki nereye yazılacaklardı!!!
Elbette ki gök kubbenin mihrabına.
Ezineli Yahya çavuş,Seyit Ali Çavuş,Asteğmen Mucip,İsmail Hakkı ve daha niceleri,niceleri...

Çanakkale içinde bir uzun selvi,(2)
Kimimiz nişanlıııı....Kimimiz evli
Oooooof gençliğim eyvah!

250 bin vatan evladının gül yaprakları gibi ellerinden, kollarından, gözlerinden canlarından bir bir geçmeleri ne demektir? Bilir misiniz


Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müthiş tipidir Ya Rab; Savrulur enkaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde,bacak,kol,çene,parmak,el,ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağanak sağanak.


250 bin can,250 bin yiğit,
250 bin vatan aşkı ile çarpan yürek...
Bir o kadar ardında bıraktığı gözyaşı, anaların yürekleri dağlayan Mehmet’im ağıtları...

Sevdiğim... okurken yazımı sakın
Gözünden şimşekler çakmasın emi
Dördüncü yaram kalbime yakın
Kirpiğin elmaslar takmasın emi.

-diye seslenir, Üsteğmen Zahid .eşi Hanife Hanıma yazdığı vasiyet mektubunda.










Ama biz ağladık Zahid!
Mehmet Tevfik’in; ölümün gölgesinde borçlarımı ödeyin çırpınışlarına!!, Nadide’nin terekende yetim kalan saç demetine ağladı.

Kim bilir kimlerin hayatla oynaştığı bir saatte sevdaları kana batmış adamlara ağladık.

Yolları bir yıkık siperin içinde biten, yuvaları siperlere devrilen, mektupları kaybolan adamlara ağladık.
Bir ödenmez borcun altındayız Zahid , ağladık.(müzik)

Ya o söz neydi aramızda?
Biz veremediğimiz sözlere ağladık,
Demek isteriz ki Çanakkale’ye
Aramızda geçen sözü unutma!


Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Oooooff gençliğim eyvah


Cephemize kudret veren analarımız ağlamamışlardır, onlar verdikleri sözlerini unutmamışlardır .Öyle ki;
Cepheye saldıkları yavruları analarına,

Allah’a dua et,düşman tırpanı
Devlet ağacını yolmasın, anne
Altında dökülsün oğlunun kanı,
Bayrağın gül rengi solmasın anne

Düşünme boş gelse posta katarı
Siperden akın var yarın dışarı;
Kadere razı ol, uzun yolları,
Bekleyen gözlerin dolmasın anne!

Asımın nesli ...diyordum ya... nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek.
Şüheda gövdesi, bir baksana,dağlar,taşlar...
O,rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz anlından,uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna ya Rab,ne güneşler batıyor.

Ya analarımız,elleri öpülesi analarımız ,yavrularını ciğer parelerini cephede iken nasıl avuturlar yüreklerini,nasıl dimdik tutarlar
O sarılmaz,eğilmez inanç kalelerini....

Sancak ,Peygamber sancağıdır..onun altında can veren Onunla can bulacaktır.

Oğlum Hasan üç aydır ki mektubunu almadım
Gece gündüz hayır duanızdan geri kalmadım
.........
Zafer için her cengine yedi hatim adadım
Allah korusun ocağımda sensin kolum kanadım

Yaradan’ım sana nasip eder ise şehadet
Odur kulluk Hakk’a, vatan millet için ne devlet

İmam dedi, oralarda ulu, şanlı cenk olmuş
Düşmanların siperleri baştan başa leş dolmuş,

Derelerden tepelerden topladığın sümbülü
Yolla taksın yavukluna, ziynet bulsun kakülü(Müzik)
.....
Sen düşünme, millet bize gözü gibi bakıyor
Bolluk şükür zad-zahire her taraftan akıyor.

Eğer köyde ölen kalan var mı diye sorarsan
Konu komşu eşi dostu hatırlayıp anarsan


Muhtargilin Ahmet şehid olmuş haber geldi dün
Şenlik oldu, mevlid oldu,düğün oldu bütün gün

Köy hep giyindi kuşandı namazgaha gittiler
O şehidin Rahmetullah duasını ettiler

Yeri belli olmak için mezarını kazdılar
Bir taş dikip Ahmet şehid oldu diye yazdılar
Sen bilirsin yavuklusu kumral saçlı emine
Bir al bayrak asmış idi o gün kendi evine

O güzel kız yeşil örtü örtmüş idi başına
Bir kurumla oturmuştu köyün dibek taşına

Sürme çekmiş kına ile süslemişti elini
Olmuş idi tel duvaklı, nurlu şehid gelini

Dedi Ahmed beni artık ahirette beklesin
Ben onunum unutmasın beni Hakan istesin

Kaderim bu şehid olmuş benim şanlı yığidim
Kız kalırım varmam ere bende canlı şehidim.

















İşte budur Mehmed’ini,... evladını, ciğer paresini Çanakkale’ye yollayan, müftehir şanlı Türk annesinin yüksek ruh hali.

Daha ne söylemelidir bilinmez, bilemeyiz. Dilimiz tutulur, dimağımız durur. Vakit, saat işlemez, anlam duyguyu tarif etmez olur.

Bir yandan cepheye evlat yollayan hane halkı, diğer yandan Şehadeti dört gözle bekleyen Plevne’deki Gazi Osman Paşanın torunları.

Son derece ustalıkla sevk ve idare olunan ve köşeye kıstırılıp;
Savunma durumuna getirildiği zaman daima daha korkulacak bir hasım olduğunu ispat etmiş bulunan kahraman ve azimli bir düşmanla dövüşüyoruz. Askerlerimizin bugün dövüşmekte oldukları adamlar Gazi Osman Paşa’nın emri altında Plevne’yi savunanlarla aynı kalıptan çıkmışlardır.Demekten kendini alamamıştır İngiliz Amirali..

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedr’in arslanları ancak bu kadar şanlı idi
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın

Mehmedim,mehmetçik,yani küçük Muhammed.........

Telif hakkı;Çanakkale ruhunu anlayan ve taşıyanlarındır.Helal olsun…
Kaynak:a.aytekin(coğ.öğrt)







Çanakkale Şehitlerini Anma Programı


ÇANAKKALE ZAFERİ (Kahramanlık Günü )
( 18 Mart )
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.
Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler. Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.
24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.
19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzil­li bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.
İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlar­dı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan­mayla Boğaz'a saldıracağını, yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildir­di.
Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı.
18 Mart 1915
İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi.
Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.
İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.
İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atış­larıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:
«insan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun­ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»
Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.
«Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patla­mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»
Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralan­dı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıp­lar vererek : Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.
İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlı­yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.
Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere :
— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
— «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.
Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı.
Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8-9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.
Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.
Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu.
Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir

KONUŞMA

Sevgili Arkadaşlar!
Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı’nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazını geçip İstanbul’u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı’nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır. 300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde, Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.
Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914 de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Şubat 1915 de düşman donanması kesin hücuma başladı. Osmanlı Ordusunun karşı ateşi ile, tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915 de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.
Çanakkale boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler, 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalar’a yapılan çıkarma harekatını, Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında, yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.
Sevgili Arkadaşlar! Çanakkale Savaşları, Türk tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Daha geniş ve ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kaynakları mutlaka okumanızı öneriyoruz. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.
Umarım, bir daha böyle bir savaş yaşamak zorunda kalmayız!

OKUMA PARÇASI

Çanakkale Savaşlarında 253.000 şehit veren Türk milleti onurunu, İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal’in, askerlerine “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emri savaşların kaderinin değişmesinde önemli rol oynamıştır.
Çanakkale İngiliz Başkomutanı General Hamilton, İngiltere Harbiye Başkanlığına yazdığı yazıda Mustafa Kemal’in yüce komutanlığını şöyle övmektedir :
“İngiltere Harbiye Başkanlığına,
niçin geriye çekildiğimizi soruyorsunuz, bütün gerçeği tüm açıklığı ile size bildirmek isterim : Çok cesur muharebe eden, en iyi sevk ve idare edilen asil Türk ordusunun ve Albay Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşısında bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayalım.”

General Hamilton
Çanakkale İngiliz Başkomutanı
17.08.1915

ATATÜRK :
Benimle beraber burada muharebe eden bütün askerler kesin olarak bilmelidir ki bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım.

3 Mayıs 1915 / Arıburnu

MUSTAFA KEMAL’İN YÜCE MİLLETİMİZE BAĞIŞLANDIĞI AN
( Kendisi anlatıyor. )

10 Ağustos 1915. Conkbayırı’nı almak ve bütün boğaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzereydi. 8. Tümen komutanı ve diğer subaylarımı çağırdım.
Mutlaka düşmanı mağlup edeceğimize inanıyorum. Ancak siz acele etmeyin, evvela ben ileri gideyim, size ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücum baskın tarzında olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20 – 30 metre yaklaştım. Binlerce askerin bulunduğu Conkbayırı’nda çıt çıkmıyordu. Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstünde kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. Saat 04.30’da kıyametler kopmuştu. İngilizler neye uğradıklarını şaşırmıştı. Allah Allah sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yırtıyordu.
Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi gülleleri büyük çukurlar açıyor, her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım, elimi göğsüme götürdüm, kan akmıyordu. Olayı Yarbay Servet Bey’den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuştu. O gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpıştım. Yalnız bu şarapnel vücudumda, kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı.
Aynı gün gece, yani 10 Ağustos günü, beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşaya hatıra olarak verdim. Çok şaşırmış, heyecanlanmıştı. Kendileri de altın cep saatini bana hediye ettiler.
Bu hücumlarda İngilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve Çanakkale’nin geçilemeyeceğini iyice anlamış oldular.
Mustafa Kemal
NOT :
- Liman von Sanders’in 10 Ağustos 1915 gecesi Mustafa Kemal’e hediye ettiği altın saat Anıtkabir Müzesinde bulunmaktadır.
- Mustafa Kemal’in kalbinin üzerinde parçalanan saat Almanya’da Soudus aile koleksiyonundadır.
- Yukarıdaki anı, Ruşen Eşref Ünaydın ve A.Afetinan’dan alınmıştır.

MEHMETÇİĞİN ÇANAKKALE SAVAŞI’NI KAZANDIRAN YÜKSEK KARAKTERİ
( Kendisi anlatıyor. )

Bombasırtı olayı ( 14 Mayıs 1915 ) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan bir hadisedir. Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak. Birinci siperdekilerin hiç birisi kurtulamamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kuşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur’anıkerim okuyor ve cennete gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse kelimeişahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak, cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngüyle çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebriğe değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.
Mustafa Kemal


ÇANAKKALE DESTANI
ZAFER TÜRKÜSÜ
Yaşamaz ölümü göze almayan,
Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!

Kazanmak istersen sen de zaferi,
Gürleyen sesinle doldur gökleri,
Zafer dedikleri kahraman peri,
Susandan kaçar da coşana gider.

Bu yolda herkes bir, ey delikanlı,
Diriler şerefli, ölüler şanlı!
Yurt için dövüşen başı dumanlı,
Her zaman bu şandan, o şana gider.
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL
Yıl 1915
18'indeyiz Martın.
Kendine gel biraz!
Pek tekin değildi Çanakkale'nin suyu,
Geçilmez bu boğaz...
Geçilmez bu boğaz...
Bizi
Ne topun yıldırır,
Ne kurşunun.
Çünkü artık
Başladı cengimiz.
Er meydanında bulunmaz dengimiz...
Sen misin Mustafa Kemal'im ileri diyen?
İşte fırladık siperden.
Sırtına yüklenmiş kahraman
Seyit 276 kiloluk mermiyi,
Koşuyor bataryasına ateşler içinden.
Bu mermi denizlere gömecek
Elizabet'i Buvet'i...
Yanıyor bugün Anafartalar yanıyor,
Denizler yanıyor,
Dağlar yanıyor.
Zafer bizimdir artık
Düşman zırhlıları batıyor...
Türk'üm,
Muzaffer olarak doğmuşuz bir kere.
Bir karış toprak uğruna
Kimimiz şehit oluruz.
Kimimiz gazi.
Hiç değişmez bu yazı.
Dünyada her yer geçilir belki
Lâkin geçilmez Çanakkale Boğazı..
Fahri ERSAVAŞ




ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Kafa göz,gövde,bacak,kol,çene,parmak,el ayak
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
M.AkifERSOY

ÇANAKKALE SAVAŞI
Gülmeyiniz ey düşmanlar,
Çanakkale geçilemez.
Bekler nice kahramanlar,
Çanakkale geçilemez.

Filo, filoya dayansa,
Yerler bomba ile yansa,
Siperler kana boyansa,
Çanakkale geçilemez.

On Sekiz Mart Zaferi’ni,
Herkes tanır Türk erini,
Ölür de vermez yerini,
Çanakkale geçilemez.
Türk’ün göğsü, Türk’ün kolu,
İman ile kuvvet dolu,
Aslan yurdu Gelibolu,
Çanakkale geçilemez.

Akan kanlar dönse sele,
Conkbayır’ı geçmez ele,
Dünya kopup gelse bile,
Çanakkale geçilemez.

Birçok milletin askeri,
Yenilerek kaçtı geri,
Anladılar Türk’ün yeri
Çanakkale geçilemez.
Ali Osman ATAK

BİR YOLCUYA

Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmet'in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmet'in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanının kattığı yerdir.

Düşün ki, haşre dek kemiğin, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Necmettin Halil ONAN





GÜZEL SÖZLER
· Zafer, «zafer benimdir» diyebilenindir.
· Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.
· Zaferin büyüklüğü, savaşın çetinliği ile ölçülür.
· Zafer, barışın en kısa yoludur.




MEDET YA KADİR-İ MUTLAK

...........
NAÇAR KALACAK YERDE
DERMAN OLUR HER DERDE
MEVLAM GÖRELİM NEYLER
NE EYLERSE GÜZÜEL EYLER !
..............

Zamanede Bir Hal Gelmesin Başa

Zamanede bir hal gelmesin başa
Ahdı bütün bir sadık yar kalmamış
Kalleş yar olana dost demem haşa
N'olacak muhannet meydan görmemiş
Ben bir yar isterim derun-i dilden
Sarf ede varını geldikçe elden
Beni sıtreyleye aduden elden
Her yüze gülen yar olmuş olmamış
Gönül şu dünyadan sen umma vefa
Veliler hak için çekmiştir cefa
Yalancı ahdine etmedi vefa
Nahır ta ezelden bizden olmamış
Gönül mihnet etme sultana hana
Kaderin gayrısı gelmez meydana
Dostun bir fiskesi dokunur cana
Adular taşını vurmuş vurmamış
Hüseyin beyhude ah etme naçar
Bir kapı örterse birini açar
Buna dünya derler hepsi geçer
Hangi günü gördün akşam olmamış
"Hangi Günü Gördün Akşam Olmamış"

Taştir nedir, taştir örneği

Taştir, Divan şiirinde kullanılan bir nazım şeklidir. Kelime yarmak, bölmek, birşeyin yarısı anlamına gelmektedir. Edebiyattaki anlamı ise; bir gazelin beyitleri arasına iki veya üç mısra eklemektir.

Beyitin arasına iki mısra eklenirse terb-i mutarraf, üç mısra eklenirse tahmis-i mutarraf olur.

Nabi'nin matlaını taştir


Bir devlet için çarha temannâdan usandık
Mühür ile damgadan, taltif ü cezâdan usandık
Süleyman'dan müdireden bî-akl ü ukalâdan usandık
Bir vasl içün ağyara müdarâdan usandık.

Cem YILMAZ Şahan, cinci hoca video