AdSense tıklama başına az veriyorsa

AdSense ekranında Sayfa TO, Sayfa eBGBM gibi yazılar görürsünüz. Sayfa TO tıklama oranınızı ifade ediyor. Tıklama oranlarını nasıl arttırabileceğinizi daha önce bir yazıda anlatmaya çalışmıştır. Sayfa eBGBM ise bin gösterim başına kazancınızı ifade ediyor. Buradaki rakam ne kadar büyük ise siteniz o kadar değerli demektir.
Sayfa TO, %5 civarında iken Sayfa eBGBM 0,90$ ise o siteden fazla birşey kazanamazsınız.
Sayfa eBGBM'nin yani tık başına aldığınız paranın düşük olmasının sebeplerini ve bunu yükseltmenin yollarını açıklamaya çalışacağız:

Sitenizin içeriği reklamverenler için değerli değildir. Şöyle ifade edelim, kimsenin reklam vermeye yanaşmadığı konular üzerinde duruyorsunuzdur.

Sitenizdeki kelimeler için reklamverenler arasında rekabet yoktur. "Dizi, dizi izle" kelimelerinin geçtiği tonlarca site varken ve bu kelimelere reklam vermek için bir kuruş yeterli olacaktır. Haliyle yayıncının alacağı para bir kuruşun yarısından bile az olacaktır.

Kelimelerin reklamverenlere maliyetlerini AdWords trafik tahmincisinden görebilirsiniz. Reklamverene pahalıya mal olan kelime yayıncıya çok kazandıracaktır.

Pahalı kelimeler üzerine yazmak bir çözüm olmayabilir. Sırf reklam yayınlamak için açılan sitelere MFA (made for adsense, adsense için yapılmış) siteler deniyor. Google herşeyi hesap etmiş, bu türden sitelerde reklam yayınladığınızı fark ederse hesabınızı kapatabilir. Ziyaretçinize faydalı bir içerik sunun diyor. Hatta ziyaretçinin sitede kalış süresine bile dikkat ediyor. Ziyaretçilerinizi sitenizde tutmanızın yollarına bakın.

Sitenizin içeriğine güveniyorsunuz, ziyaretçilerinize faydalı olduğunuza inanıyorsunuz fakat yine de tık başına aldığınız para çok düşükse hesabınız smart pricing'e girmiş olabilir. Smart Pricing hakkında Bu durumda neler yapılmalı? Sitenizden bir süreliğine reklamları kaldırın. Ufak tefek sayfalarda reklam yayınlamayın, hesabınızda hiç reklam yayınlamayın. Yani bir ay boyunca AdSense'yi unutun. Sitenizin içeriği genişletmek ve kalitesini yükseltmek için uğraşın. Yine de tık başına aldığınız parayı arttıramadı iseniz bir yakınızın adına AdSense hesabı açıp o hesaptan reklamlarınızı yayınlayabilirsiniz.

Kimi sitelerde resimli reklamlar iyi kazandırırken kimi sitelerde tam tersi olabiliyor. Kanallar oluşturarak hangi tür reklamlardan daha çok kazandığınızı öğrenip yolunuza öyle devam edin.

Çok reklam yayınlamak tık başına aldığınız parayı düşürebilir. AdSense bir sayfada 3 bağlantı birimi 3 tane de metin/resim reklam olmak üzere toplam 6 reklam yayımlamanıza izin veriyor. Sitenizdeki reklam sayısı arttıkça reklamverenlerin rekabet etmesine gerek kalmayacaktır. Yine kanallar oluşturmanızı, az tıklanan reklamları sitenizden kaldırmanızı tavsiye edeceğiz.

Birkaç yazı sonra Dersler sona erecek. Biz şu ana kadar anlattıklarımızın yeterli olduğunu düşünüyoruz. Sorularınız varsa sormaktan çekinmeyin.

Prefabrik ev modelleri, planlari






iç plan




Ev kelimesinin kökeni ve anlamlarI

Sitemizde ev ile alakalı herşeye değinmeye çalışacağız. İlk olarak ev kelimesinin etimolojik kökeni üzerinde duracağız.
Ev kelimesi Eski Türkçede eb şeklindedir. Sondaki b sesi zaman içinde v'ye dönüşmüştür. b~v, b~f değişimi Türkçenin diğer kelimelerinde de vardır. Örneğin; öbke>>Öfke, bar>>var...
Eb, Göktürk (Orhun) Kitabelerinde be, eb, sesini karşılayan bir harftir ve çadıra benzer. Çadır, Türklerin anayurttaki evidir. Yanda görüyorsunuz.
Eve benzeyen şekillerin alfabelerde kullanılması sadece Türklere özgü değildir. Latin alfabesindeki bugün de kullanılan büyük B harfi (Beta) iki odalı bir evin planıdır.

Ev kelimesinin anlamları


TDK'ya göre ev kelimesinin dört anlamı vardır. Dördüncü anlamı olan "soy, nesil" eskimiştir ve günümüzde kullanılmaz. Ev kelimesinin diğer üç anlamı şöyle:
1 . Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı.
2 . Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane:
"Ana oğul, yeni kiraladıkları eve bir pazar günü taşındılar."- N. Cumalı.
3 . mecaz Aile:
"Evine bağlı bir adam."- .
Sonraki zamanlarda ev kelimesinin kültür ve edebiyattaki yeri üzerinde duracağız. Sırada ev ile ilgili atasözleri ve ev şiirleri var.

Anonim Halk EdebiyatI Ürünleri: Ninniler mp3, ninni dinle


Listedeki ninniler şunlardır:
Fış fış kayıkçı
Uyu yavrum yine sabah oluyor
Danalı bebek
Eşekli ninni
Dandini dandini dastana
Ninnilerin merdanesi
Uyusun da büyüsün

Ülkemizde Nüfus Sayımları



Nüfus sayımları Osmanlı Devletinde İlk olarak II.Mahmut dönemi 1831 yılında yapılmıştır.Amacı asker ve vergi yükümlüsü miktarının tespit edilmesidir.Anadolu nüfusu yaklaşık (7  ile 7,5 milyon kişi) olarak tahmin edilmektedir.

1844 yılında Abdülmecit döneminde ise nüfus belgesi verilecek nüfusu belirlemek amacıyla nüfus sayımları yapılmıştır.I. Dünya savaşı sırasında nüfusumuzun 16 milyon kişi olduğu tahmin edilmektedir.

Cumhuriyet Döneminde ise; ilk olarak 1927 yılında ikinci nüfus sayımı 1935 ve bundann sonraki sayımlar sonu  0 ve 5 ile biten yıllarda yapılmıştır.

1935, 1940, 1945, 1950, 1955, 1960, 1965, 1970, 1975, 1980, 1985, 1990 yıllarında nüfus sayımları gerçekleştirilmiştir. 1990 yılndan sonra her 10 yılda bir yapılması planlanmış 1997 yılında Nüfus Tespit Çalışması yapılmıştır. Ülkemizde en son Nüfus sayımı 2000 yılında yapılmıştır. Dünya üzerinde çeşitli ülkelerde nüfus sayımları farklı yıllarda yapılmış ve yapılmaktadır. Nüfus ayımları sonuçları ile ilgili kapsamlı veriler DİE(Devlet İstatistik Enstitüsü) veya bugünkü adıyla TUİK (türkiye İstatistik Kurumu) den alabilrsiniz.

   

DÜNYADA NÜFUS SAYIMLARININ TARİHÇESİ

İnsanlar çok eski devirlerden beri nüfus sayımı yapma girişiminde bulunsalar bile, modern nüfus sayımları çok yeni bir olaydır.

Modern sayımlar Fransız ve İngilizlerin kolonilerinde yaptıkları sayımlarla başlamıştır.(1665 de Kanada'da, 1703 de İzlanda'da) . İlk periyodik sayımlar ise, bugün de nüfus hakkında en doğru bilgileri toplamada başta gelen iskandinav ülkelerinden İsveç' de 1748, Danimarka'da 1769 da yapılmaya başlanmıştır.ABD'de mükemmel olmasa da ilk sayım 1790 da Büyük Britanya'da ise 1801 de yapılmıştır.  On dokuzuncu yüzyıl içinde dünya ülkelerinin çoğunda geniş kapsamlı  sayımlar yapılmaya düzensiz de olsa başlanmıştır.Modern anlamda sayımlar Rusya'da ancak 1897 de ülkemizde ise 1927 yılında ilk defa yapılmıştır.

Kaynak: Prof.Dr.Erol Tümertekin .Beşeri Coğrafyaya Giriş s:73 İstanbul 1984  

AdSense tıklama oranlarını arttırmak

Sitenizdeki reklamlara tıklanma sayısını en başta sitenizin içeriği etkiler. Alışveriş yapmaya meyilli ziyaretçileri sitenize çekebilirseniz reklamlara tıklanma oranınız artacaktır. Bir cep telefonu, bilgisayar hakkında bilgi arayan, Antalya'daki otellerin adreslerini merak eden ziyaretçiler ilgilerini çeken reklamlara tıklayacaktır.
MP3 indirmek, kaçırdığı dizinin bölümlerini seyretmek, yıllık ödevini kolay yoldan yapmak için gelenler reklamlara tıklamayacaktır. Bundan sonra yazılarınızı hazırlarken buna dikkat edersiniz. Konuyla alakalı olarak şu yazıyı tekrar okuyunuz.
Sitenizin içeriğini bu türden değilse bile reklamları ziyaretçiye gösterebilirseniz tıklama oranınız az da olsa artacaktır. Şunlar yapılabilir:
Reklamları sitenin görünür yerine koyunuz. Yazı başlığının hemen öncesi veya sonrası reklam için ideal yerdir. 336*280 ebatlarındaki reklam birimini tercih edin.
Ziyaretçileriniz yazılarını baştan sona okuyor, sitede fazla kalıyorlarsa yazıların sonuna reklam koyabilirsiniz.
Site başlığınızın altına 728*15 bağlantı birimi koyabilirsiniz.
Sitenizin arşiv vs. bölümlerinin yer aldığı menü kısmına 200*90 bağlantı birimi koyabilirsiniz.
Yazılarınız çok yorum alıyorsa yorum formunun altına veya üstüne reklam yerleştirin.
Arama için AdSense'den çok verim alındığını zannetmiyoruz, o yüzden kullanmanıza gerek yok.
Tıklanma oranlarını kanallar oluşturarak takip edin. Kanallarınızı en az 3-4 gün takip ederek reklamlara en çok nerelerde tıklandığını görün, az tıklanan yerlerdeki reklamları kaldırın. Kanal oluşturma nasıl yapılır?
En önemli ipucunu sona sakladık: Sitenizi ziyaretçilerin alışkanlıklarına göre düzenleyin. Talebelik yıllarınızda kara tahtanın en çok neresine bakardınız? Bir gazeteyi elinize aldığınızda neresinden okumaya başlarsınız? (Spor sayfası olduğunu biliyorum, sayfanın neresinden okumaya başlıyorsunuz?) Haber sitelerine, büyük arama motorlarına bakınız. İçerik nereden başlıyor? Sol üst köşeden değil mi? İşte reklamlarınızı ve site içeriğinizi sol üst köşeden başlayarak yerleştirin. Veee internette en çok kullanılan renkleri kullanın. İnternet demek link (bağlantı) demektir. İnternet kullanıcısı linklere tıklayarak gezer ve en çok kullanılan link rengi mavidir. Reklamlarınızda mavi rengi kullanın.
İlerde bu konuda bilgiler vermeye devam edeceğiz. Yazılara gelen yorumlar bize yön verecektir. Siz de görüşlerinizi belirtin, sorularınız varsa bi zahmet yazın.

Siyasal,Ekonomik ve Askeri birlikler

AVRUPA BİRLİĞİ
1951 yılında Fransa,Almanya,Belçika,Hollanda,İtalya,Lüksemburg öncelikle Avrupa Kömür ve Çlik Topluluğu kuruldu.Amacı kömür ve çeliğin ortak kullanılması idi.Sonra 1957 yılında 1 ocak 1958 de yürülüğe girecek Roma anlaşmasını imzalayarak Commen market yani Avrupa Ekonomik topluluğu AET kuruldu.1 ocak 1995 te üye sayısı 15 eyükseltildi.

PANAMERİKAN BİRLİĞİ

Kuzey ve güney Amerika kıtalarındaki ülkelerin ortak çıkarları nedeniyle işbirliği geliştirmelerini hedefleyen öngören örgüttür.

İNGİLİZ ULUSLAR ÖRGÜTÜ(COMMEN WEALTH)
İkinci dünya savaşından sonra İngilterden bağımsızlığını kazanan ülkeler üzerindeki nüfuzunu sürdürebilmek için kurulmuş bir örgüttür. Halen 43 devlet üyedir.

BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU
Sovyetler Bİrliğinin 19991 yılında dağılışının ardından bağımsızlığını ilan eden devletlerle Rusya'nın siyasal ve ekonomik ilişkilerini sürdürmek için kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu'nun temeli 3 Aralık 1991 tarihinde Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya Cumhuriyetlerinin devlet başkanları tarafından atıldı.Üç Cumhuritein devlet başkanları bir araya gelerek artık Sovyetler birliğinin resmen mevcut olmadığını bunun yerine Bağımsız Devletler Topluluğu'nu oluşturduklarını bildiren bir anlaşma imzaladılar ve Sovyetlerde yer alan diğer Cumhuriyetleri de birliğe katılmaya çağırdılar.
Bugün ise; Başta Rusya olmak üzere Ukrayna, Beyaz Rusya, Moldova, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan olmak üzere 12 devletten oluşmaktadır.

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ
Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler arasında ekonomik , ulaştırma , haberleşme vs. işbirliğini öngören birliktir.
Türkiye, Rusya, Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Moldova, Arnavutluk, Yunainistan, Azerbaycan, Gürcistan, ve Ermenistan 'dan oluşan birliktir.

İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜ

İslam ülkeleri arasında dayanışma ve işbirliğini geliştirmek amacıyla bütün müslüman ülkeleri kapsayan birliktir.Türkiye birliğe 1976 yılında girmiştir.

Tiyatro türleri: Trajedi, Komedi, Dram

İlk mektebin 4. sınıfında idim. İşgüzar bir örtmenim var idi. Türlü türlü icatlar çıkarırdı. 10 Kasım için bir temsil hazırlanıyor. Sanırım kısa, 5-10 dakikalık bir piyes. Sınıfın gözdelerine diğer vazifeler verildiği için piyese sümüklü oğlanlar, pürçekli kızlar kalmış olmalı diye hatırlıyorum. Şiirden bir piyesti. Öyleydi işte. Konuşmalar şiir şeklinde idi, ne tuhaf demiştim. Oynayanları da sevmiyordum. O saçlarını at kuyruğu bağlayan ukala kız nine rolündeydi. Onun gerzek amcaoğlu da torun rolünde. Olacakları sezmiştim önceden. O gerzek rolünü ezberleyemedi, benim üstüme kaldı o rol. Örtmen, "Sen yapacaksın!" dedi. Bişi diyemedim, olmaz ben istemiyorum, diyemedim. Ama suratım asıldı, belki de sövmüşümdür içimden. Sesli olarak düşünmüş olmalıyım ki yanımda oturan ispiyoncu hemen yetiştirdi örtmene: "Örtmenim, Şaban oynamak istemiyormuş." "Ne demek istemiyormuş, Atatürk piyesi bu... Sen Atatürk'ü sevmiyor musun?" Ta ta ta taamm... Burada es verelim.
Çıktık sahneye torun olaraktan, rolümü unuttum, yarım yamalak okuduk... Bişi demedi örtmen amma o günden sonra yıldızımız hiç barışmadı. Ve ben nefret ettim tiyatrodan, halen de nefret etmekteyim. Efendim, tiyatro halkların mektebiymiş, devlet tiyatroları yetmezmiş gibi devletin destek olması lazımmış, mış da mış...
Lafı çok uzattım farkındayım, sizler tiyatro türleri hakkında bilgi almaya geldiniz bu sayfaya. Çok uzatmaya gerek yok. İşte kısa kısa tiyatro türleri.

Trajedi

Ağlatır, acılı değil acıklıdır. Asildir, tanrılar, tanrıçalar, krallar, kraliçeler vardır. Manzumdur, olaylar 24 saat içinde geçer, ölüm, ihanet, cinayet, intihar vardır amma bunlar sahnede gösterilmez. Tek bir mekanda geçer ve tek bir ana olay vardır. Hiç seyretmedim, 5 perdelik olduğu söyleniyor.

Komedi

Güldürür, trajediden farklı olarak avam takımını anlatır. Manzum veya mensur olabilir.

Dram

Komedi ile trajedi arasında birşey olduğu iddia edilir. Hem acıklı hem de gülünç yönlerini anlatırmış hayatın. Diğer klasik türler gibi katı kuralları yoktur. Müziklisine melodram deniyor.

Bedelli askerlik ne zaman çıkar?

Şu günlerde bedelli askerlik konuşuluyor. Kimi ısrarla karşı çıkarken kimileri dört gözle bekliyor. Zorunlu askerliğe farklı bir bakış.
Zorunlu askerlik uygulamasının Türkiye’ye faturası, dışarıya beyin göçünü hızlandırmaktan çok daha ağırdır. Türkiye eğer “Hakiki mürşit ilimdir” sözünde ve aklı rehber edinme iddiasında samimi ise, akıl ve bilim ışığında zorunlu askerliğin bu ülkeye gerçek maliyetini önyargısız olarak tartışmalı ve miadını doldurmuş bu uygulamaya profesyonel askerliğe geçiş sürecini hızlandırarak bir an önce son vermelidir. Askeri uzmanların da ifade ettiği gibi, ekonomik gücü olmayan bir ülkenin askeri gücü de yoktur. Zorunlu askerlik ülke ekonomisini ve dolayısıyla savunmasını olumsuz etkilemektedir. Üniversiteyi yeni bitiren bir genç askerlik engeli yüzünden mesleği ile alakalı ciddi bir işe alınmamakta, üniversitede öğrendiklerini uygulama fırsatı bulamadan askere gidince de ciddi bilgi ve beceri yani “beyin” erozyonuna uğramaktadır. Gençler bu süreçte meslek heyecanlarını büyük oranda yitirmektedirler, tabi kendilerini bu akıldışı sürece mahlûm eden sisteme olan saygılarını da. Akademisyenler ise, askerlik yüzünden bilimsel çalışmalarını ara vermek zorunda kalmakla, dönüşte yeni bir başlangıç yapmak durumunda kalmaktadır. Bu da verimlerini düşürmektedir. Hatta üniversite önündeki yığılmanın en büyük sebeplerinden biri de zorunlu askerliktir. Çok kişi üniversite eğitimini kısa dönem veya yedek subay olarak askerlik yapmak için bir basamak olarak görmekte, rastgele bölümlere kaydını yaptırmaktadır. Askerliği daha da ötelemek isteyenler ise bir ders veya projeyi vermeyip öğrencilik statülerini yıllarca uzatmakta (kimisi yeni bir bölüme başlamakta)ve en verimli olması gereken yıllarını adeta boşa harcamaktadır.

Zorunlu askerlik uygulamasının ülkenin toplam beyin gücüne, bilgi tabanlı olması gereken ekonomiye ve ekonomik güçle bağlantılı askeri güce olan olumsuz etkisi bu kadar açık iken, bu uygulamada ısrar acaba hangi mantığa hizmettir? Askeri gücün asker sayısı ile doğrudan orantılı olduğu günler çok geride kaldı. Zaman artık teknoloji, uzmanlık ve profesyonellik zamanıdır. Artık bayatlamış “Her Türk asker doğar” ezberini bir yana bırakıp ve sayıları yüz binlerle ifade edilen asker kaçağı realitesiyle yüzleşip dış güvenliği sağlayan askerliği aynen iç güvenliği sağlayan polislik gibi iyi eğitilmiş gönüllülerden oluşan bir meslek haline getirmeli, böylelikle hem ülke ekonomisi canlandırılmalı hem de ülkenin askeri gücü daha etkin ve modern hale getirilmelidir. Zaten bu modern çağda savaşların çoğu siyasi ve ekonomik alanlarda olmaktadır. Artık “eşitlik” adına herkesi adına herkesi askere alma ezberi de rafa kaldırılmalı (nedense konu askerlik olunca kadın-erkek eşitliği unutuluveriyor), askerlik de özel eğitim ve profesyonellik gerektiren bir meslek olarak görülmektedir. Herkesin iç güvenlik için polislik yapmaması nasıl eşitliğe aykırı değildir. Zaten zaman iş bölümü ve uzmanlık zamanıdır. En yüksek verim herkesin bir mesleği fırıncılık, mühendislik, doktorlu, öğretmenlik, askerlik veya polislik çok iyi yapmasıyla ve sonuçlarının paylaşılmasıyla alınır. Yoksa eşitlik olsun diye herkesi her meslekte çalıştırmaya kalmak, o ekonominin cenaze namazını kıldırmak için imama davetiye çıkartmaktır.

Tarihi sürece bakacak olursak, milli bir anane olarak gördüğümüz zorunlu askerliğin aslında Türk geleneği değil, bir Fransız icadı olduğunu görürüz. Dünya zorunlu askerlikle Fransız devriminden sonra, ilk maddesinde “Her Fransız bir askerdir” yana 5 Eylül 1798 tarihli kanunla tanıştı ve bu ordu başkomutan Napolyon ile şöhret buldu. Ancak zorunlu askerlik, onu icad eden Fransa’da bile 1996’da kaldırılmıştır. Fransa ve İngiltere dahil çoğu Avrupa ülkesi değişen dünya şartlarında modern savaş tekniğinin artık son derece uzmanlık gerektiren bir uğraşı olduğunu görerek profesyonel askerliğe geçmişlerdir. Almanya gibi askerliğin hala zorunlu olduğu ülkelerde ise, askerlik yapmak istemeyenler sosyal hizmet alanlarında görevlendirilmektedirler. Polonya gibi bazı ülkeler ise, zorunlu askerliğin kaldırılmasını bir sürece bağlamış ve bir sürece belirlenen bir tarihte (mesela Polonya 2010’da) profesyonel orduya geçmeyi karara bağlamışlardır. Bu şekilde ülke savunması çok daha az sayıda askerle, daha küçük bir savunma bütçesiyle çok daha etkin olarak yapılacaktır. Türkiye de son beş yıldır maaşlı profesyonel orduya geçme yönünde ciddi ilerlemeler kaydetti, ancak artık çağdışı kalmış olan “Napolyon geleneği”ni terk etme cesaretini hala gösteremedi. Zorunlu askerliğin kaldırılıp ordunun tamamen profesyonel bir hale gelmesi, Türkiye’nin askeri gücü, ekonomik gücü ve beyin gücü için bir devrim olacaktır. Bu ve benzeri reformların hızla hayata geçirilmesi halinde beyin göçü yavaşlayarak ve hatta tersine dönecektir. Yeter ki Türkiye beyin göçünü sona erdirme konusunda gerçekten kararlı olsun ve bu konuda samimiyet sınavını geçsin.
Kaynak: Prof. Dr. Yunus Çengel, Beyin Gücü ve Beyin Göçü: Madalyonun Öbür Yüzü, Eğitime Bakış, Sayı 13, Ocak Şubat Mart 2009

Piri Reis'in dünya haritası

Ünlü Türk Denizcisi Piri Reis in ilk çizdiği dünya haritası


Kaşgarlı Mahmut'un Dünya Haritası

AdSense'den çok kazanmanın yolları

AdSense, reklam gösterimlerine ve tıklamalara para veren bir sistemdir. Bunu herkes biliyor, herkesçe bilinen bu malumattan bir sonuç çıkaracağız. Çok kazanabilmeniz için çok ziyaretçiniz olmalı ve ve reklamlarınıza çok tıklanmalıdır.
Siteye ziyaretçi çekme üzerinde önceki yazılarımızda durduk, onlara bir göz atın. AdSense'den kazanmak için siteye çok ziyaretçi çekmek yetmiyor. "Kaliteli ziyaretçi" bulabilmelisiniz. Ziyaretçiyi kaliteli, adi diye sınıflamak doğru olmaz. Yazılarınız kaliteli ise ziyaretçileriniz de kaliteli olacaktır. Yazdıklarınızı satır satır okuyan, konuyla alakalı diğer yazılarınızı da okuyan, yazılarınıza yorum yazan ziyaretçiler peşinde olmalısınız.
Sitenize mp3 indirmek, maç seyretmek, sınav sonuçlarını öğrenmek için gelen ziyaretçilerinizle AdSense'den kazanamazsınız. Bu ziyaretçiler sitenizde çok az kalacak, muhtemelen reklamları görmeyeceklerdir bile. AdSense üzerinde duran forumları biraz kurcalarsanız işinize yarayacak bilgiler elde edeceksiniz. Mesela, AdSense fare imlecinin reklam üzerinden kaç kere geçtiğini sayıyor, ziyaretçinin sitede kalış süresine dikkat ediyor. Sayfada 10 saniye kaldıktan sonra tıklanan reklama verdiği para ile sayfada 5 dakika kalarak tıklanan aynı reklama verdiği para farklı oluyor.
Bu konuyla alakalı olarak şu yazıyı okuyunuz. Çok hit bazen çok zarar demektir.
Bu sitenin gidişatına bakıp da bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyenler çıkacaktır. Burası bir uygulama yeri ve daha başka sebepleri var. İlerde belki açıklarız.
Reklam yerleşimi ve tık oranını arttırma üzerinde ilerde duracağız. Evvela reklama kimler tıklar onun üzerinde duralım. Kendinizi ziyaretçi yerine koyun. Her çıkan yeni albümü bilgisayarınıza indirmek gibi bir huyunuz var. Bu amaçla gittiğiniz sayfada gözünüz reklamı görür mü? Dededen kalma arsaya bir prefabrik ev konduracaksınız. Prefabrik ev modelleri, ikinci el prefabrik ev arıyorsunuz. Google sizi bir sayfaya gönderdi. O sayfada aradığınız konuyla alakalı reklamlar görürseniz tıklamaz mısınız?

AdSense hesabımı korumak için neler yapmalıyım?

Burada yazılanları okuyun.
Sitenizdeki reklamlara kendiniz tıklamayın.
MSN'yi açıp eşe dosta "Hacı, şurdaki reklama bi tıhla da yolumuzu bulalım." demeyin.
Sitenize reklamlara tıklamaya teşvik edici yazılar olmasın. Bize destek olun, reklama tıkla rahatla gibi ifadeler olmasın.
Gelirinizden kimseye bahsetmeyin.
Bunlar bilinen şeylerdi. Bundan sonra söyleyeceklerimiz tecrübelerimiz sonucu ortaya çıkmıştır.

Adsense hesabınıza sadece bir bilgisayardan giriş yapın. İşten, okuldan, internet kafeden, komşudan arkadaştan hesabınıza giriş yapmayın. Buna Google hesabınız da dahildir. Blogger, gmail, Google Reader tek bi şifre ve kullanıcı adı kullanır.

Bir bilgisayardan sadece bir AdSense hesabına bakın. Hesaplardan biri mimlendiğinden aynı IP'ten bağlandığı için diğeri de potaya girer. Bir başka hesaba bakmanız gerekiyorsa IP değiştirin. Bunu da sık yapmayın.

Kurallara uymayan yayıncıları şikayet etmeyin. Muhbirlerin de hesapları incelenir. İlla şikayet etmeniz gerekiyorsa anonim kimlikle şikayet edin.

AdSense'ye giriş yaptıktan sonra AdSense Kurulumu>>İzin Verilen Siteler kısmında reklam yayınladığınız siteleri girin. Reklamlarınız sadece sizin izin verdiğiniz sitelerde yayınlansın. Bunu şunun için yapıyoruz: AdSense yayıncı kimliği (pub) denen numarayı herkes görebilir. Birileri illegal içerikli bir sayfada sizin reklamınızı yayınlayabilir. Bunu fark ettiklerinde hesabınız kapatılır, tekrar açılması imkansıza yakındır, içerdeki birikmiş paranızda kalır.

Çok mecbur kalmadıkça AdSense'ye mail göndermeyin, yazışma yapmayın. Yapmayın diyorsak yapmayın işte, vardır bir bildiğimiz.

Proxy arkasına saklanarak, ip değiştirerek kendi reklamlarınıza tıklamayın.

Ankara; Adana, AdapazarI arasI mesafe km /saat

Şehirler arası uzaklıkları vermeye devam ediyoruz. Ankara'nın A harfi ile başlayan illere uzaklığını kilometre cinsinden aşağıya çıkardık.
Adana 490 km
Adapazarı 305 km
Adıyaman 757 Kilometre
Afyon Karahisar 256 km
Ağrı 1053 kilo metre
Aksaray 225 km
Amasya 336 k m
Antalya 544 km
Ardahan 1095 km
Artvin 986 km
Aydın 603 km
Ziyaretçilerimizin içinden iki il arasındaki mesafenin kaç saat olduğunu soranlar oluyor. İller arasındaki uzaklık sizin hızınıza göre değişecektir. Saatte 60 km hızla giden bir otomobil Ankara'dan Aydın'a 10 saatte varacaktır. Saatteki hızı 90 km olan bir araba Ankara'dan Antalya'ya 6 saatte varacaktır.

Videolardan mp3 yapma

İnternetteki video kliplerde şarkıları MP3 olarak bilgisayarınıza indirmek için çeşitli programlar mevcut. Bu işi programsız yapabilirsiniz. Şu sitelerden birini kullanabilirsiniz.
http://vixy.net/ Tavsiye edilir.
http://www.vidtomp3.com/
http://www.listentoyoutube.com/

Sitenize ziyaretçi çekme yolları

Birazdan anlatacağım yöntemler az da olsa mazisi olan siteler, bloglar için geçerlidir. Eğer blogunuzu yeni açtı iseniz önceki yazılarımıza bakınız:
Başlıyoruz, neye ihtiyacımız var?
Sitenizdeki yazılar nasıl olmalıdır?
İnternet gündemini ve memleket ve dünya gündemini iyi takip etmelisiniz. İyi bir blogcu olmak için iyi bir blog okuyucusu olmanız gerekiyor. Blog okuyucuları genelde RSS okuyucu kullanılar. Eğer kullanmıyorsanız Google Reader'ı öneririz. Nasıl kullanacağınızı şu yazılardan öğrenebilirsiniz. Google Reader, Gürkan Çelik, Google Reader Google Reader İpuçları
Gelelim püf noktalarına.
Bloglarda çok yorum alan yazılar genellikle çok okunuyor, çok aranıyor demektir. Çok yorum alan yazılardan kopya çekebilirsiniz. Dikkat edin, kopyalayın demiyoruz. Konuya farklı bir açıdan bakabilirsiniz mesela. Örneğin şu yazı 269 yorum almış. Damacana, "Askerlik tecili nasıl yapılır?" diye yazmışi Siz de kıvrak zekanızı çalıştırarak kelimelerin eşanlamlılarını kullanarak farklı bir yazı yazı yazabilirsiniz.

Bazı bloglarda online (çevrimiçi) ziyaretçi sayısını gösteren sayaçlar kullanılıyor. Bu sayaçlar o an sitede kaç kişi bulunduğunu, ziyaretçilerin hangi sayfalarını gezdiğini gösteriyor. Şu sayfaya bakarak Gökhanblog'daki popüler yazıları görebilirsiniz. Tekrar ediyoruz, kopyala/yapıştır yapmak, laf salatası yapmak yok, yazdığınız şeyler işe yarasın.

Blogların sağında solunda yer alan Live Traffic Feed, FEEDJIT Live Page Popularity yazan yerlere bakarak popüler aramaları ve yazıları görebilirsiniz.
Blogların sayaçlarını inceleyerek çok aranan kelimeleri görebilirsiniz. Örneğin, yazarblog'a "sagopa kajmer yeni albüm" diyerek geliyorlarmış.

Ara sıra şu arama sonuçlarına bakarak araştırma yapabilirsiniz. Sayaçturka Sayyac

Bloglarda çok okunan yazıları sizin için listeyen bir site var. Okunuyoruz.biz

tr.wordpress.com'dan günün popüler bloglarını ve yazılarını görebilirsiniz.

epirojenez, kıta oluşumu nedir

yerkabuğunu oluşturan levhaların ağarlıklarının artması veya azalması sonucu görülen kıta yaylanma hareketidir. Epirojenik hareketler uzun süreli ve yavaş hareketlerdir. Dağ oluşumu ,buzulların erimesi, birikmesi veya tortullanma gibi olaylar kıtaların ağırlıklarını değiştirir.
Epirojenez sonucunda
TRANSGRESYON, Deniz ilerlemesi olayı ya da REGRESYON, Deniz gerilemesi olayı görülür. Bunun sonucunda kıyı çizgisi değişir. Plato ve boğaz vadi oluşumları gözlenir.

Epirojenezde orojenik hareketlerde görülen kırılma ve kıvrımlanma olayları görülmez.Ülkemizde platoların geniş yer kaplaması ve boğaz vadilerin çokluğu epirojenik hareketlerden kaynaklanır.

Ömrümüzün son demi son baharIdIr dinle


Müzeyyen Senar söylüyor.

Şarkının sözleri


Ömrümüzün son demi, son baharıdır artık
Maziye bir bakıver, neler neler bıraktık
Küserek ayrılırsak olur inan ki yazık
Maziye bir bakıver, neler neler bıraktık
Makam : Hüzzam
Beste : Selahattin Altınbaş
Güfte : Orhan Arıtan

Kırıkkaleli Dursun Dayı, Kırıkkale'nin köyleri

Dursun Dayı, kendisine has şive ile memleketini tanıtıyor. Buyrun dinleyin:

Şunlar da ilginizi çekebilir:
Kız Sen Kırıkkale'nin neresindensin?
Kırıkkale İl Haritası

Lise Coğrafya yazılı soruları

Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4

..........................LİSESİ 2008/2009 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

10.SOS/ A SINIFI II.DÖNEM I.COĞRAFYA YAZILI SORULARI

ADI SOYADI:
SORULAR

1-Magmanın yerin derinliklerinde kalması ve ağır ağır soğuması ile … ………

kayaçları oluşur.(2p )

2-Tortul kayaçlar oluşumlarına göre üç gruba ayrılır.Bunlar ………….. tortul …….. tortul ve ………….. tortul kayaçlardır. (3p)

3-Tortul kayaçların en önemli özellikleri oluştukları döneme ait bitki ve hayvan kalıntıları olan fosillere sahip olmalarıdır.(……..) (d/y)(2p)

4-Kalkerli arazilerde peri bacaları oluşur.(……..) (d/y)(2p)

5-Kireç taşlarının çözülmesi ile Karstik mağara oluşur.(………) (d/y)(2p)

6-Kolay aşınan ve parçalan kayaçlar alçak ve belirgin olmayan yer şekillerini meydana

getirir.(……….....) (d/y)(2p)

7-Mantoda sıcaklık ve basınca bağlı olarak ……………………. akıntılar oluşur. ( d/y)(2p)

8 -Yurdumuz jeolojik açıdan dünyanın önemli ……………… kuşağı üzerindedir. (2p)

9-Ülkemiz ………… ……………. deprem kuşağına girer. (2p)

10 - ……………. Kutuplara yakın bir ülke olmasına rağmen sıcak su kaynakları olan gayzerler bakımından zengin bir ülkedir. (2 P)

11-Günümüzde Alp-Himalaya dağ kuşağındaki tüm ülkelerde aktif volkan bulunur(…..…) (d/y)(2p)

12- I. Gayzer II. Kaplıca III. Karstik IV .Artezyen

Volkanik arazilerde,yukarıdaki kaynaklardan hangilerinin daha fazla olması beklenir?(2p)

a) I ve II b) I ve III c) II ve IV d)III ve IV e) I ve IV

13- Tatlı su kaynaklarının büyük bir kısmı buzul halinde bulunmaktadır.(………..…)(d/y)(2p)

14-İçinde yer altı suyu bulunan tabakaya ……………. denir. (2p)

15-Kaynama noktasına yakın ve çoğunlukla lavlar halinde tazyikli olarak yer yüzüne çıkan sulara…………… kaynakları denir. (2p)

16-Uzunca bir çukurluğun veya akarsuyun ön kısmının volkanizma ile çıkan malzeme tarafından kapatılması ile oluşan göllere …… ………… denir. (2p)

17-Gölün fazla sularını deniz ve okyanuslara ulaştıran akarsulara …………… denir.(2p)

18-Doğal gölleri sınıflandırınız?(3p)

19- Akarsularımızın döküldükleri havzaların isimlerini yazarak,örnek veriniz?(3p)

20- Zonal toprak gruplarını yazarak podsol topraklar hakkında bilgi veriniz?(3p)

21-Aşağıdakilerden hangisi,eski göl tabanlarındaki killi ve kireçli arazilerde oluşur?(3p)

a)Lös b)Vertisol c)Regosol d)Redzina e)Laterit

22-……………. iklimi kimyasal çözülmenin en fazla görüldüğü yerlerdir. (1p)

23-Yer yüzünde toprak oluşumunda dört temel faktör etkili olmaktadır.Bunlar1-………………2-……………..3-………………… ve 4-. …………………. dır. (4p)

24-Terra-rossa topraklarında yıkanma az olduğu için toprağın rengi kırmızıdır(…)(d/y) (1p)

25-Tüm toprak tiplerinde horizonlaşma belirgindir. (…….)(d/y)(1 p)

26-Ekvatoral bölge toprakları humus bakımından zengindir. (…………….)(2p)

27-Lösler,Lateritler ve Litosoller Azonal topraklar grubuna girerler.(……………..) (2p)

28-Orta kuşağın yarı kurak iklim bölgelerinde görülen seyrek ve cılız ot toplulukları…………. bitki örtüsünü oluşturur.(2p)

29- ………….. tropikal iklim bölgelerinde görülen uzun boylu ot topluluklarıdır.(2p)

30-Bitki örtüsünün dağılışını etkileyen faktörler ………… , …………… , ……………….. ve ……………… dir.(4p)

31-Dünya da doğum oranlarının ölüm oranlarından fazla olması sonucu nüfus artmasına ……………. ………. artışı denir.(2p)

32-………………… yaralanılarak nüfusun yaş gruplarına göre dağılımı öğrenilebilir.(1p)

33-Belli bir yerde yaşayan nüfusun ,o yerin alanına bölünmesiyle bulunulan sayı ………………………. tur.(2p)

34-Belli bir yerde tarımla geçinen nüfusun tarımsal alana bölünmesiyle ………… ……………bulunur.(2p)

35-Ülkelerin nüfusları,nüfus özelliklerine bağlı olarak ,………… ,…………… ,…………….., ………… olmak üzere dörde ayrılır.(4p)

36-Genellikle…… ………ülkelerde genç ve çocuk nüfus fazla ,yaşlı nüfus oranı azdır.(2p)

37-…………….. piramitte doğum oranında hızlı bir düşüş ve ölüm oranlarının da düşük olduğu ülkelerin piramitleridir.(2p)

38-Tarım işçiliği bir dış göçtür……..(d/y)(1p)

39-Göçün nedenlerini ………… , ……………… , …………… , ve ………….. nedenler olmak üzere 4 başlık altında toplayabiliriz ?(4p)

40-Gelişmiş ülkelerde aktif nüfusun faaliyet kollarına dağılımı sıra ile ………. , ……….., …………. şeklindedir.(2p)

41-…………… ülkelerde ihraç mallarının çoğunlunu tarım ürünleri oluşturur.(2p)

42-Endemik bitki nedir?tanımlayınız,bir örnek veriniz?(3p)

43-Yabani zeytin,sandal ,tesbih, sakız,defne,koca yemiş bitkileri………….bitki topluluğunun bir üyesidir.(2p)

44-İlkbaharda yeşerip yaz boyu yeşil kalan ,gür ot toplulukları olan …………. Ülkemizde Erzurum-Kars yöresinde daha yaygındır.(2p)

45-Psödömaki bitki topluluğu ülkemizde nerelerde görülür ,açıklayınız?(3p)

Nüfus Tahminleri ,Projeksiyonları

Nüfus tahminleri için doğrudan/dolaylı ya da makro/mikro tahmin yaklaşımları izlenebilir. Burada doğrudan tahminler; geçmiş bilgilere dayandırılır.Nüfusun tarihsel gelişimini belli eden trendler tanımlar ve extrapolasyon yapılır.
Dolaylı tahminlerde ise ;nüfusun miktarı dışında, doğum ölüm oranları, iç göç, dış göç oranları gibi değerler merkez içerisinde değerlendirilerek tahminler yapılır.

Makro tahmin yaklaşımlarında bireyler toplumu oluşturacak şekilde değerlendirilir.Hepsi aynı özelliklere sahipmiş gibi ele alınır.

Mikro tahmin yaklaşımlarında ise nüfus ortak özelliklerine göre gruplara ayrılır.(Yaş grupları, cinsiyet, medeni hal, ya da gelir grupları vs.) Daha sonra her grup aynı nüfus dinamiklerine sahipmiş gibi işlem görür.

Nüfus tahminlerinde kullanılan teknikler aşağıdaki şekilde gruplandırılırlar.
  1. Matematiksel ve grafiksel teknikler
  2. Göç ve doğal artış tekniği
  3. Oran ve paylara ayırma tekniği
  4. Hayatta kalan bölüm tekniği
  5. İstihdam tekniği
  6. Matris tekniği

Aranan kelimeleri nasıl tespit etmeli?

Sitenizin istatistiklerini takip ediyorsunuzdur. Google Analitik en ideal sayaçtır. Sayacı kullanarak hitinizi nasıl arttırabileceğinizi anlatmaya çalışacağız.
Sitenize hangi anahtar kelimeleri arayarak geldiklerini sayaçtan görebiliyoruz. Ziyaretçilerinizin daha çok yazılarınızın başlıklarında geçen kelimelerle geldiklerini fark etmiş olmalısınız. Yani Google size yazınızın başlığını beğendiği için ziyaretçi gönderiyor diyebiliriz. Ne güzel, başlığa aranan kelimeyi yazarım, altına da alakasız bir iki şey karalarım, deyip kurnazlığa başlamayın. Bu kurnazlığınızı Google tespit ettiği zaman sitenizi cezalandıracak, arama sonuçlarında gerilere atacaktır.
Bir misal ile açıklamak istiyorum. Sitenize her gün "başçavuşun beygiri" kelimelerini arayarak 10 kişi geliyor diyelim. Siz doğrudan başçavuşun beygirini anlatan bir yazı yazmadınız. Sadece bir yazınızda laf arasında geçiyor. Üstelik Google'de başçavuşun beygiri diye aratılınca sizin siteniz 2. hatta 3. sayfada çıkıyor. Buna rağmen düzenli olarak ziyaretçi geliyor. Buradan şu sonuçları çıkarabiliriz: "Başçavuşun beygiri" çok aranıyor veya bu kelimeleri arayanlar birinci sayfadaki sitelerde aradıklarını bulamıyorlar.
Ne yapacaksınız? Hemen "Başçavuşun beygiri, eşeği" başlıklı bir yazı hazırlıyorsunuz. Yeni yazınızda 3. sayfada yer bulan yazınıza link verin. Sitenizin kısa bir süre sonra birinci sayfada kendine yer bulur. Eğer çok ziyaretçinin geldiğini görürseniz "bascavusunbeygiri.com" u da alıp yeni bir site bile kurabilirsiniz.
Bir uyarıda bulunalım. Sitenizde aynı başlığa sahip birden fazla yazı olmasın. Google tekrar eden içeriği sevmez.
Konuyla alakalı olarak şu yazıya göz atabilirsiniz.

Mayıs 2009 2010 Ales soruları, sonuçları

İsimlerinin önüne daha fazla unvan eklemek isteyenler için bir sınav yapılacak bu hafta sonu: Adı ALES, açılımı Akademik Pesonel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı.
Evvelden adı LES idi bu sınavın. Sınavın niçin yapıldığı malum, ben esas neyi sınadığını merak ediyorum. Karmaşık aile yapısını çözmeniz, bir kümesteki tavşanların kulak, kuyruk bacak sayılarıdan hareketle tavşanların cinsiyetini falan bulmanız isteniyor.
İki kelimeyi bir araya getirip düzgün cümle kuramayan, yabancı dili kağıt üzerinde bilen, Mayıs 2009 Ales sorularını ÖSYM'de aramak yerine Gogıla sorarak bu sayfaya gelen teknoloji okuryazarı olamayan akademistenler yetiştirmek için mi yapılıyor bu sınav?
Buraya kadar yoruldunuz, soruları, cevapları ve dahi sonuçları ÖSYM'nin sayfalarından öğrenebilirsiniz.
Pazar günü sınava girecek adaylara başarılar diliyor, akademik süreçlerinin acısız geçmesini temenni ediyorum.

Ülkemizde Göçler ve nedenleri

Göçler, göç edilen yere göre ikiye ayrılır. İç göç ve dış göç

Ülke sınırları içinde bir ilden başka bir ile veya kır şehir arasında herhangi birinden diğerine yapılan göçlere iç göç denir.

Ülke sınırları dışında bir yere göç edilmesine ise dış göç denir.

Ülkemizde göçler özellikle kırsal alanlardan kentsel alanlara doğru gerçekleşmektedir. Bunun nedeni ise geçmişten günümüze kadar devameden kırsal alanlar ile kentsel alanlar arasındaki gelişmişlik düzeyi farklılığıdır.

Göç veren yerlerin itici özellikleri:
  • Kısalda hızlı nüfus artışı ve toprakların bölünmesi

  • Toprağın erozyonla verimsizleşmesi

  • Makineli tarıma geçiş ile iş gücüne duyulan ihtiyacın azalması

  • İş imkanlarının sınırlılığı

  • Eğitim ve sağlık imkanlarının yetersizliği

  • Terör ve kan davaları

Göç alan merkezlerin çekici özellikleri:

  • Sanayi ve iş imkanlarının gelişmiş olması

  • Gelir kaynaklarının fazlalığı

  • Eğitim , sağlık ve sosyo-kültürel imkanların yeterliliği

  • Hayat standartlarının yüksek olması
İç göçler daha çok ülkemizde Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgelerinden sanayileşmiş İstanbul, İzmit, Konya, Adana, Gaziantep gibi illerimize yapılmaktadır.

Türkiye'nin Komşu Ülkeleri

Ülkemizin toplam kara sınırları uzunluğu 2753 km dir. Ülkemize komşu olan ülkeler ve bu ülkelerle olan sınır uzunluklarımız şu şekildedir.
Güneydoğu sınırımızda Suriye bulunur ve 877 km ile en uzun kara sınırı olan komşumuzdur. Güneydoğu sınırımız Irak ile devam eder ve 331 km sınır uzunluğu vardır.Doğu sınırımızda Kuzeye doğru İran(454 km sınır uzunluğu ) , Nahçivan , Ermenistan ve Gürcistan ile ülkemizin Kuzeydoğusuna ulaşılır.Bu üç ülke ile toplam kara sınırı uzunluğumuz 610 km dir. Kuzeybatıda Bulgaristan 269 km ve Yunanistan 212 km ile sınırlarımız çevrilidir.
Ülkemizin kıyı uzunluğu ise 8333 km olup kara sınırlarımızın 3 katına yakındır.
Ülkemiz doğu batı uzunluğu ve kuzey güney genişliği ise Iğdır ovasının doğusu ile Biga yarımadası arasında 1600 km uzunlukta ve Kuzeyde Kerempe burnu ile güneyde Anamur burnu arasında 650 km genişliğe sahiptir.

Kaynak: Prof.Dr. İbrahim ATALAY Türkiye Coğrafyası.4.baskı . Bornova-İZMİR 1994

Reklamları ne zaman yayınlamalıyım?

Parayı merkeze almamalısınız. İşinizi doğru düzgün yaptığınızda, sitenizi, yazılarınızı; okuyucularınız ve arama motorları beğendiğinde ziyaretçiniz olacaktır. Ayda 150 dolar kazanmak demiş ve o yazıda bazı rakamlar vermiştik. Sitenize gelen 2 ziyaretçi size 1 kuruş (Türk lirası) kazandırıyor. Sizin için kafi miktarı buradan hesaplayabilir, o rakama ulaştığınızda reklam yayımlamaya başlayabilirsiniz.
Bu hesaba göre günlük hitiniz 200 olduğu zaman 1 Lira kazanabilecek potansiyele gelmiş oluyorsunuz. Limitli ADSL parasını kazanabiliyorsunuz. Ama bize sorarsanız acele etmeyin deriz. Türkçe bir siteniz varsa ziyaretçi sayınız 500 değil ise AdSense reklamları veya başka reklamlar koymayın. Bikaç kuruş için camiada adınız paragöze çıkmasın.

Deyimlerin hikayesi: Tıkandı Baba

Ekmek Teknesi dizisi vardı bir zamanlar. Hasan Kaçan güzel güzel hikayeler anlatırdı. İşte o hikâyelerden biri.

Tıkandı baba deyiminin hikâyesi



İlgili bağlantılar:
Cümle biçimindeki deyimler
İçinde özel isim geçen atasözleri, deyimler