Bedelli askerlik ne zaman çıkar?


Şu günlerde bedelli askerlik konuşuluyor. Kimi ısrarla karşı çıkarken kimileri dört gözle bekliyor. Zorunlu askerliğe farklı bir bakış.
Zorunlu askerlik uygulamasının Türkiye’ye faturası, dışarıya beyin göçünü hızlandırmaktan çok daha ağırdır. Türkiye eğer “Hakiki mürşit ilimdir” sözünde ve aklı rehber edinme iddiasında samimi ise, akıl ve bilim ışığında zorunlu askerliğin bu ülkeye gerçek maliyetini önyargısız olarak tartışmalı ve miadını doldurmuş bu uygulamaya profesyonel askerliğe geçiş sürecini hızlandırarak bir an önce son vermelidir. Askeri uzmanların da ifade ettiği gibi, ekonomik gücü olmayan bir ülkenin askeri gücü de yoktur. Zorunlu askerlik ülke ekonomisini ve dolayısıyla savunmasını olumsuz etkilemektedir. Üniversiteyi yeni bitiren bir genç askerlik engeli yüzünden mesleği ile alakalı ciddi bir işe alınmamakta, üniversitede öğrendiklerini uygulama fırsatı bulamadan askere gidince de ciddi bilgi ve beceri yani “beyin” erozyonuna uğramaktadır. Gençler bu süreçte meslek heyecanlarını büyük oranda yitirmektedirler, tabi kendilerini bu akıldışı sürece mahlûm eden sisteme olan saygılarını da. Akademisyenler ise, askerlik yüzünden bilimsel çalışmalarını ara vermek zorunda kalmakla, dönüşte yeni bir başlangıç yapmak durumunda kalmaktadır. Bu da verimlerini düşürmektedir. Hatta üniversite önündeki yığılmanın en büyük sebeplerinden biri de zorunlu askerliktir. Çok kişi üniversite eğitimini kısa dönem veya yedek subay olarak askerlik yapmak için bir basamak olarak görmekte, rastgele bölümlere kaydını yaptırmaktadır. Askerliği daha da ötelemek isteyenler ise bir ders veya projeyi vermeyip öğrencilik statülerini yıllarca uzatmakta (kimisi yeni bir bölüme başlamakta)ve en verimli olması gereken yıllarını adeta boşa harcamaktadır.

Zorunlu askerlik uygulamasının ülkenin toplam beyin gücüne, bilgi tabanlı olması gereken ekonomiye ve ekonomik güçle bağlantılı askeri güce olan olumsuz etkisi bu kadar açık iken, bu uygulamada ısrar acaba hangi mantığa hizmettir? Askeri gücün asker sayısı ile doğrudan orantılı olduğu günler çok geride kaldı. Zaman artık teknoloji, uzmanlık ve profesyonellik zamanıdır. Artık bayatlamış “Her Türk asker doğar” ezberini bir yana bırakıp ve sayıları yüz binlerle ifade edilen asker kaçağı realitesiyle yüzleşip dış güvenliği sağlayan askerliği aynen iç güvenliği sağlayan polislik gibi iyi eğitilmiş gönüllülerden oluşan bir meslek haline getirmeli, böylelikle hem ülke ekonomisi canlandırılmalı hem de ülkenin askeri gücü daha etkin ve modern hale getirilmelidir. Zaten bu modern çağda savaşların çoğu siyasi ve ekonomik alanlarda olmaktadır. Artık “eşitlik” adına herkesi adına herkesi askere alma ezberi de rafa kaldırılmalı (nedense konu askerlik olunca kadın-erkek eşitliği unutuluveriyor), askerlik de özel eğitim ve profesyonellik gerektiren bir meslek olarak görülmektedir. Herkesin iç güvenlik için polislik yapmaması nasıl eşitliğe aykırı değildir. Zaten zaman iş bölümü ve uzmanlık zamanıdır. En yüksek verim herkesin bir mesleği fırıncılık, mühendislik, doktorlu, öğretmenlik, askerlik veya polislik çok iyi yapmasıyla ve sonuçlarının paylaşılmasıyla alınır. Yoksa eşitlik olsun diye herkesi her meslekte çalıştırmaya kalmak, o ekonominin cenaze namazını kıldırmak için imama davetiye çıkartmaktır.

Tarihi sürece bakacak olursak, milli bir anane olarak gördüğümüz zorunlu askerliğin aslında Türk geleneği değil, bir Fransız icadı olduğunu görürüz. Dünya zorunlu askerlikle Fransız devriminden sonra, ilk maddesinde “Her Fransız bir askerdir” yana 5 Eylül 1798 tarihli kanunla tanıştı ve bu ordu başkomutan Napolyon ile şöhret buldu. Ancak zorunlu askerlik, onu icad eden Fransa’da bile 1996’da kaldırılmıştır. Fransa ve İngiltere dahil çoğu Avrupa ülkesi değişen dünya şartlarında modern savaş tekniğinin artık son derece uzmanlık gerektiren bir uğraşı olduğunu görerek profesyonel askerliğe geçmişlerdir. Almanya gibi askerliğin hala zorunlu olduğu ülkelerde ise, askerlik yapmak istemeyenler sosyal hizmet alanlarında görevlendirilmektedirler. Polonya gibi bazı ülkeler ise, zorunlu askerliğin kaldırılmasını bir sürece bağlamış ve bir sürece belirlenen bir tarihte (mesela Polonya 2010’da) profesyonel orduya geçmeyi karara bağlamışlardır. Bu şekilde ülke savunması çok daha az sayıda askerle, daha küçük bir savunma bütçesiyle çok daha etkin olarak yapılacaktır. Türkiye de son beş yıldır maaşlı profesyonel orduya geçme yönünde ciddi ilerlemeler kaydetti, ancak artık çağdışı kalmış olan “Napolyon geleneği”ni terk etme cesaretini hala gösteremedi. Zorunlu askerliğin kaldırılıp ordunun tamamen profesyonel bir hale gelmesi, Türkiye’nin askeri gücü, ekonomik gücü ve beyin gücü için bir devrim olacaktır. Bu ve benzeri reformların hızla hayata geçirilmesi halinde beyin göçü yavaşlayarak ve hatta tersine dönecektir. Yeter ki Türkiye beyin göçünü sona erdirme konusunda gerçekten kararlı olsun ve bu konuda samimiyet sınavını geçsin.
Kaynak: Prof. Dr. Yunus Çengel, Beyin Gücü ve Beyin Göçü: Madalyonun Öbür Yüzü, Eğitime Bakış, Sayı 13, Ocak Şubat Mart 2009
18 Mayıs 2009 Pazartesi

10 yorum:

Adsız dedi ki...

Bütün kelimelerin altında tam bir kabulle imzalıyorum

Adsız dedi ki...

Mükemmek grçekçi bir yazı.Geç olmadan 21. yüzyıla ayak uydurmalıyız.

Adsız dedi ki...

Bedelli zarurettir, çıkarmak fazilettir. Zaruretin idrakinde; fazilet sahibi bir iktidar ve sorundan yana değil çözümden yana bir muhalefet istiyoruz.

Adsız dedi ki...

sizin gibi insanlara burada değil mecliste ihtiyacımız var tek kelimeyle harika bi yazı

murat dedi ki...

bu yazılardaki tüm sözlere söylecek başka söz bulmaya gerek yok diyorum.bu arada kimler kandırılıyor kim kanıyor bilmiyorum ama ortada asker açıgı falan yok asker fazlası var aksine öyle olmasa bugun tecil bozdurup gitmek isteyenleri yıl sonuna atmazlardı.üzülüyorum bu duruma ve burdaki niyetin iyimi kötümü oldugunu sorguluyorum

Adsız dedi ki...

her kelimesine sonuna kadar destek veriyorum bedelli çıksın artıkkkkkkkkkkkkkkkk

Adsız dedi ki...

Bedelli Askerlik uygulamasının eşitsizliğe yol açtığı geçerli bi görüş değildir. Zaten insanlar gelir grupları açısından eşit değildirler. Hele ülkemiz gibi gelir dağılımlarında uçurum olan ülkelerde. Bu noktada Sosyal devlet ilkesi gereğince devletin bu gelir gruplarını birbirine yaklaştırması gerekir. Bedelli Askerlik bu amaca uygun bir uygulamadır. Ayrıca Profesyonel Askerliğe geçiş için temel teşkil edebilir.

Adsız dedi ki...

tüm şartların olgunlaştığı ve 10 yıldan beri çıkmayan geniş tabanlı bir bedelli askerlik uygulaması bekliyoruz. bu uygulamadan elde edilecek fon ekonominin birçok kalemine kaynak sağlayabilir.

hakkı burç dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

bedelli askerlik mutlaka çıkmalıdır.