Anadolu Manzaraları , Hikmet Birand



Ülkemizin ve kafaların daha tam Avrupalılaşma olmadığı günlerde doğa ve çevre sevgisinin öncülerinden büyüklerinden merhum botanikçi hoca Prof.Dr. Hikmet Birand'ın kitabın kapağında geçen şu sözleri  bahsimin konusu olan kitabı -okumalıyım! dememin bahanesidir. Burda ifade ediş gayem ise bugünlerde yeniden başladığım -ilk dönemini tamamladım-yüksek lisans eğitimimin ve lisans eğitimimin idolü olan değerli hocamın bu kitabı okumamı  bununla beraber aynı yazarın diğer eseri olan ''Alıç Ağacı ile Sohbetler''adlı iki kitabı okumamı tavsiye etmesi üzerinedir. Tabi hocamın tavsiyesini emir telakki ederek tekrar okudum ve , 

- Ne mi diyor Anadolu Manzaraları? 

''İşte kepeneğini sırtlamış , cigarasını tüttüren ve treni seyreden çoban. O, bu ovanın masallarının kahramanıdır, bilgedir. Büyükler, zenginler hep ondan akıl danışır.Bütün ömrünü hep bir başına stepin beyaz günlerinin ıssızlığı, parlak yıldızlı gecelerin sessizliği içinde geçiren ve düşünen adam ermez de kim erer? '' İşte Eylül 2001 de 8.Basımı yapılan kitapın daha kapak sayfasını çevirdiğinizde bu sözlerle karşılıyor Birand, okurunu.

 Oldum olası kendimden bişeyler bulmuşumdur; Step bozkır yalnızlığı denildiğinde. Bİr yolculuk sırasında kafamı camdan dışarı çevirdiğimde gördüm Anadolu Çobanının yoldan geçen otobüsle arasındaki seyirlik bakışları. Sanki her geçen otobüsle hayalleri biraz daha uzaklaşıverir kendinden.Nebileyim belki her otobüse bir sevgili bir dost bindirmiştir diyar ı gurbete yollanacak ve uzun uzun bakar ardından bozkırın kıt kanaat biten otları arasında.Ben tarifte tasvir de edemem böylesi durumları.

Ama kitabı okursanız anlarsınız Anadolu'nun En Ana ve en dolu insanlarının doğayla olan münasebetlerini. Öylesine yalın bir dil kullanılmış ki bitki örtüsü  ve topoğrafyası için fakültede aldığım Vejetasyon dersnotlarına taş çıkarır nitelikte.

Yazımın giriş bölümünde hicveder sandığınız kaf(a)ları ile avrupalılaşan adamların doğa sevgisini bu milletin çobanına dahi nasıl anlatabileceklerini göstermenin veya taliminin en basit yolu bu kitabı abartmıyorum okumaktan geçer.

Bu kitabı ve kitap hakkındaki anekdotlarımı sizlerle bir çırpıda paylaşmayacağım. Zira uzun sürer. Bu yazının 2.3. bölümleri de olacak.Kaldığımız yerden devam ederiz. Belki bu arada kitabı edinir belki bana katılırsınız. Tübitak yayınlarından çıkmış, Popüler Bilim Kitapları 112 serisinden.   

2 Ağustos 2009 Pazar

Hiç yorum yok: