Çok GüzelÇok Güzel

Kedi Sevgiseli

MİYUV!

Burnunda bir ıslaklık, tüylü yumuşak bir pati ilişiyor bileğine. Ya acıkmış, ya da canı sıkılmış bir çift göz. Sütlü sabah kahveni içmişsin hissine yakın bir his değil mi bu durumdan aldığın keyif ?

Bu keyfin içinde varolmasını sağlayan en büyük sebep daha önce bir evcil hayvan beslemiş olmak. Ama beslemek dediğim sadece suyunu yanına bırakıp evden çıkmak ya da mamasını doldurup telefona gömülmek değil. Dünyasına tam anlamıyla şahit olabilmek..


Bir hayvanla iç içe yaşamamış biri, onlara olan düşkünlüğü anlayamıyor. Bununla defalarca kez karşılaştım.

Diyalog şu;

Annem; Ya bizim bir kedimiz var, deliriyoruz ona. Bak geçen gün bıdı bıdı bıdı yaptı….

Komşu Teyze; Hmm, ne güzel.

Bu ‘ne güzel’ kısmında ‘ ben daha önce hiç kedi sahibi olmadım’ ritmi var. Hatta kalp atışlarına bile dokunabiliyorum o an teyzenin bunu söylerken.

Ki konu hayvan olunca, annemin kalp atışları da bu ritimdeydi bir zamanlar.

Neydi bu kadar sevdiren, sevmekten de öte aşık eden?

Öncelikle, tecrübe edinmek.

Empati dediğimiz şeyi yaşamadığımız şeyler üzerinde yapamıyoruz. Damdan düşeni damdan düşen anlıyor, hamile bir kadını anne olan biri anlıyor ya da sırılsıklam aşık birini, daha önce aşık olmuş biri anlıyor.

Mesafeli olduğumuz sürece o ritim değişmiyor. Belki konuşmadıkları için, belki bankadan para çekemedikleri ya da patatesi doğrayıp kızgın yağ ile buluşturamadıkları için. Yani bizden biri olamadıkları için bu mesafe. Yıllarca hayvanlarla ilgili gözlemlediğimiz tek şey, çöpün kenarında ağzına aldığı bir şeyi hıçkırık tutmuş gibi boynunu ile geri hızla hareket ettirmeleri oluyor.Bir de yürüyor, koşuyor ve büyüyor olmalarıydı.

Masanın üzerinde ona ait olan eşyaları yere devirdiğini duymak, tokasını ağzına alıp sağa sola koşuşturduğunu görmek, yastığınız ucuna başını koyup gözlerini kapattığına şahit olmak o komşu teyzeyi de değiştirecekti. Beklemediğimiz eylemler onu da şaşırtmaya devam edecek ve sempatisi aşka dönüşecekti.

Bir de içimizde kalıtsal hiç bir özelliğe ihtiyaç duymadan yeşerttiğimiz merhamet…

Bizler, muhtaç olan insanlara merhametli bir sempati duyuyoruz. Bir anne, bebeğinin ona her konuda muhtaç olduğu yaşlarda aralarında müthiş bir bağ oluşturuyor. Hayvanlarda da bu bağ belki de bu şekilde başlıyor.

Bir evcil hayvanı asla eve almayacağını her defasında ısrarlarıma rağmen haykıran annemle, bu gece benimle uyuyacak tartışması yapıyoruz. Çünkü ikimiz de sabahları sütlü kahve içmeyi seviyoruz 🙂

Ne düşünüyorsunuz?

2 puan
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

0 Yorumlar

Dünyanın EN Etkili Kil Maskesi

Chia Tohumu İle Zayıflayan Ünlüler, 12 Günde 8 Kilo, Chia Tohumu İle Zayıflama Selen Esener