Çok GüzelÇok Güzel

Mc’Dünya

Alarmın çalıyor. Annen, eşin, ev arkadaşın ya da evini paylaştığın herhangi biri sesleniyor sana. “Hadi uyan, geç kalacaksın!” Gözlerini açıyorsun. Ve bu hızla gözlerini açtığın ilk sabahın değil, sonsuz kere daha açacaksın. Günaydın Dünya..

Hızlı yüz yıkama,hızlı kahvaltı yapma, hızlı servis, hızlı koşuşturma.. Biz bu kadar hıza ihtiyaç duyarken, elbette bize yardımcı olacak şeyler de peşinde geliyor. Kısa, kestirme şekilde amaca ulaşmak. Zaman kaybetmemek..

Değişen dünyanın kaygılarından biri; zaman.

Peki biz bunun farkındayız, bizim bu hıza olan düşkünlüğümüz neleri değiştirmiş, neleri varetmiş, neleri yok etmiştir?


1955 yılında kurulmuş McDonald’s restoranı, bu süreci anlamamıza yardımcı olabilecek bir sisteme sahip. Yani bu süreçte ihtiyacımız olan her şeyi farkedip, hayata geçirmiş dahilikte.

Zaman yönetimi, basitleştirilmiş pişirme teknikleri, verimlilik, tek tipleşmiş menü seçenekleriyle çarpıcı gerçekleri ortaya koyuyor.

Tabi ki bu durum sadece McDonald’s gibi Dünya’da varlığını sürdüren restoran tek değil. Birçok fast food restoranlarında bunu gözlemleyebiliriz.

Kısıtlı menü seçenekleriyle müşterinin karar verme ve tek tip hale gelme sürecini hızlandırıyor.

Bir dönem McDonald’s bir hamburger, şeyk ve patates kızartmasını 50 saniyede vermeye çalıştı. 1959’da da 110 saniyede 36 hamburger verme gibi bir rekor kırdı. Farkettiyseniz restoranda siparişin verildiği yerde dışarı açılmış bir pencere de var. Bu pencere, müşterinin içeri girmeden istediğini alabilmesini de sağlıyor. Bu durum hıza olan düşkünlüğü gözler önüne seriyor.

George Ritzer, bugünün hızlı dünyasını McDonald’slaşmış toplumlar olarak isimlendiriyor. En kestirme yolu tercih eden dişçiler McDişçiler ya da aynı şekilde McGazeteler…

Tüketiciye seçim sayısını sınırlandırarak hızlı dünyaya ayak uyduruyor. Bu durum kitapların özetlenmesinde, birkaç sayfa olarak düzenlenen gazete yazılarının tek sayfa haline getirilmesinde, operatöre bağlanırken, numara çevirmekle vakit harcamak yerine birkaç tuşla istediğimiz kişiye bağlanabilmekte görülüyor. Bunun gibi yüzlerce örneği var.

Ne düşünüyorsunuz?

1 puan
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Yorumlar

0 Yorumlar

İşte Warhol…

Londra’nın Kalbinde Gizli Bir Orman Yaratan Adam, Simona Paplauskaite